KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2009/10737 E., 2011/3633 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Efrada kötü muamele ve görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- Sanıklar hakkında açılan kamu davasının ortadan kaldırılmasına
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kararın sadece katılan ... vekili tarafından temyiz edilmiş olması karşısında, sanıkların adı geçen katılana yönelik eylemlerinden dolayı kurulan hükümle sınırlı olarak yapılan incelemede;
1- 5237 sayılı TCK.nun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanık ...’in gözlerini ve ellerini bağlayarak karakol ve hastaneye götürmek şeklinde oluşan eylemi TCK.nun 245. maddesinde belirtilen suçu oluşturmakla suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı suç ve hüküm tarihleri arasında gerçekleştiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMK.nun 223. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeni ile davanın düşürülmesi yerine, 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. madde ve fıkraları uyarınca ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik eyleminden dolayı açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince CMK.nun 223. maddesi de gözetilerek oybirliğiyle (DÜŞÜRÜLMESİNE),
2- Sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesine gelince;
a- Sanık ...’ın katılanı gözaltına alan görevliler arasında bulunmaması nedeniyle fena muamele ve gözaltı sırasında işkence suçunu işlediğine dair de savunmalarının aksine mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması,
b- Sanıklar ... ve ...’ün suç tarihinde ilçe jandarma bölük komutanlığında rütbeli olarak görev yaptıkları, ilçe genelinde meydana gelen hayvan hırsızlıklarının katılan ...’nın da aralarında bulunduğu mağdurlar tarafından gerçekleştirildiklerine dair şikayet dilekçeleri üzerine 24.01.2001 günü saat 01:00 de yapılan operasyonla mağdurların şüpheli sıfatıyla evlerinden alındıkları. katılanın sanıklar ... ve ... tarafından yakalandığı,
bilekleri kelepçelenip gözleri bağlanarak bu vaziyette diğer mağdurlarla birlikte hastaneye götürülerek adli raporları alındıktan sonra karakola getirilip aynı durumda er gazinosuna konuldukları, katılan sorguya alındığında üzerine atılı suçu söyletmek amacıyla sanıklar ... ve ... tarafından kaba dayak atıldığı, daha sonra ayaklarından havaya kaldırılarak kafasına vurulup, hayalarının sıkıldığı;
katılan ... ile temyize gelmeyen katılanlar, mağdurlar ve bir kısım tanıkların beyanları, İstanbul Adli Tıp Başkanlığı İkinci İhtisas Kurulunun 18.01.2002 gün ve 295 karar nolu raporu ve tüm dosya kapsamıyla subut bulduğu halde 765 sayılı TCK.nun 243. maddesiyle cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeyerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2009/10737, K. 2011/3633, 23 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama