KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2009/14504 E., 2012/22011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Parada sahtecilik
- Hüküm
- Hükümlülük ve müsadere
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında gösterilmeyen suç yeri ve zamanının gerekçeli karar başlığına mahallinde eklenmesi mümkün görülmüştür.
1- Sanıklar ... ..., ... ve ... ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dos- ya içeriğine göre sanık ... ... ve müdafii ile sanıklar ... ve ... ... müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
a- TCK. nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
b- 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilen suça konu sahte paraların 5320 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca T.C Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sadece müsadere kararı ile yetinilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine,
1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına" denilmek ve hüküm fıkrasına 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilen suça konu sahte paraların, "5320 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere Merkez Bankasına gönderilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
2- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyizlere gelince:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
a- Temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi gözönüne alınarak sa- nıklara 5237 sayılı TCK.nun 197/1. madde ve fıkrası uyarınca hapis cezası asgari hadden uygulandığı halde, hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının ayrıca gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
b- 5237 sayılı TCK.nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilen suça konu sahte paraların 5320 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca T.C Merkez Banka- sına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sadece müsade- re kararı ile yetinilmesi,
c- TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
d- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesi ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince de- ğerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2009/14504, K. 2012/22011, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama