KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2009/4958 E., 2011/3801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2011
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
6136 sayılı Yasaya aykırılık ve sahtecilik suçlarından hükümlü ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinden yararlanması konusundaki vaki talep üzerine yapılan yargılaması sonunda; 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükümlülüğüne, sahtecilik suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına dair (ÜSKÜDAR) 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.08.2005 gün ve 2001/1042 esas, 2001/440 ek karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 30.03.2009 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1.6.2005 tarihinden önce kesinleşen hükmün anılan tarihte yürürlüğe giren 5237, 5252 ve 5271 sayılı Yasaların lehe hükümlerinin değerlendirilmesi ve olaya uygulanması niteliğindeki başvuru üzerine anılan yasalarda somut olay ve uygulamaya ilişkin olarak duruşma açılıp gereklerinin yerine getirilmesi suretiyle karar verilmesini zorunlu kılan lehe bir düzenleme bulunmaması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin olarak 5252 sayılı Yasanın 9/1. madde ve fıkrasındaki "lehe olan hükümlerin derhal uygulanabileceği" hükmüne dayanılarak evrak üzerinde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bu suça ilişkin yer alan bozma düşüncesine katılınmamıştır.
1- Sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın eylemine uygun bulunan sahte sürücü belgesi düzenlemek suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Yasasında düzenlendiği 204/1. maddesinde öngörülen cezanın açıkça hükümlü aleyhine olması nedeniyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın lehe olduğunu kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümlü müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün oybirliğiyle (ONANMASINA),
2- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı TCK.nun 7/2. madde ve fıkrasında "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında.
765 sayılı TCK.nun lehe olduğunun belirlenmesi halinde 81. maddesinin de uygulanmasının gerekeceği 5237 sayılı TCK.nun lehe olması halinde ise tekerrürden dolayı bir ceza artırımı yapılamayacağı, 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi hükmü 765 sayılı TCK.nun 59. maddesine göre lehe bir düzenleme olması yine 5237 sayılı TCK.nun 50 ve 51. maddelerinin, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddelerine göre lehe erteleme koşulları ve seçenek yaptırımlar taşıdığı gözönüne alınıp, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak duruşma açılarak karşılaştırma ve belirleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2009/4958, K. 2011/3801, 25 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama