KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2010/8876 E., 2010/13597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2010
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna aykırı davranmak suçundan sanık ...'nun, anılan Kanun'un 13/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis ve 450 yeni Türk lirası adli para cezası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/2. maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis ve 375 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 51/1. maddesi gereğince 10 ay hapis cezasının ertelenmesine dair (BURSA) 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 7.12.2007 tarihli ve 2004/1531 esas, 2007/900 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak:
1- Suçun islendiği 28.5.2004 tarihi itibarıyla 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde hapis cezası ile birlikte öngörülen temel adlî para cezasının 440 Türk lirasından fazla olamayacağının gözetilmemesinde,
2- Sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesine göre, suçun işlendiği 28.5.2004 tarihi itibarıyla mahkemece sanık hakkında tayin olunan hapis ve para cezalarının ertelenmesinin mümkün bulunması karşısında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4 ve 6. maddelerinin 5237 sayılı Kanun hükümlerine nazaran sanık lehine olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19.5.2010 gün ve 31851 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 3.6.2010 gün ve KYB/2010-131446 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmolunan temel adli para cezasının 440 Türk Lirasından fazla olamayacağının gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesinde suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de "lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırması suretiyle belirlenir" hükümleri uyarınca, 765 sayılı TCK.nu ve 5237 sayılı TCK.nun uygulanması ile bulunan sonuç cezalar aynı olmasına rağmen,
5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde "kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın" düzenlenmiş olması ve 647 sayılı Yasanın 6. maddesine göre ertelemenin hükmolunan hapis ve para cezasını da kapsaması nedeniyle, olay ve uygulama itibariyle 647 sayılı Yasa ve 765 sayılı TCK.nun lehe olduğunun gözetilmemesi,
Usul ve Yasaya aykırı, Adalet Bakanlığının Kanun Yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz edilmeksizin kesinleşen 7.12.2007 gün ve 2004/1531 esas, 2007/900 sayılı kararının, CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca (BOZULMASINA), hükümden 5237 sayılı TCK.nun 62, 51, 58 ve 54. maddelerinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkarılarak mahkemenin takdiri doğrultusunda, sanığın 6136 sayılı Yasanın 13/1, 765 sayılı TCK.nun 59. madde ve fıkraları uyarınca 10 ay hapis ve 366 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2010/8876, K. 2010/13597, 6 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama