KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2011/12085 E., 2011/14044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etme
- Hüküm
- Hükümlülük ve müsadere
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, olay günü ağabeyi olan mağdur ile karşılaşan sanığın, yıllardır küskün olduğu mağdur ile tartışmaya başlaması, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine belinde bulunan ruhsatsız tabanca ile havaya ve mağdurun ayaklarına doğru 4-5 el ateş etmesi ve çevredekilerin müdahalesi üzerine 6 adet dolu fişeği, namluya sürüp, kurup boşaltarak kaçması şeklinde gerçekleşen eylemin silahla tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını değerlendiren mahkemenin takdirinde bir zafiyet bulunmadığından, hak yoksunluğu hapis cezasının yasal sonucu olup infazda gözetilebileceğinden ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c madde ve fıkrası uyarınca yapılan uygulama 765 sayılı Yasaya göre açıkça sanık lehine olduğundan, kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle sanık hakkında CMK.nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yagılamaya, toplanan kanıtlara, hükmün dayandığı gerekçe ve takdire göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükümde, 765 sayılı TCK.nun 19. maddesi uyarınca, suç tarihi itibariyle hükmolunan temel adli para cezasının 440 Lira'dan fazla olamayacağının gözetilmemesi,
2- Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden hüküm kurulurken TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
3- Emanete kayıtlı mermilerin zoralımına karar verilirken CMK.nun 232/6. madde ve fıkrasına aykırı olarak uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca hapis cezası yanında tayin olunan 450 lira adli para cezasının 440 liraya, TCK.nun 59. maddesi uygulanarak belirlenen 375 liranın 366 liraya indirilmesi;
genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçuna ilişkin olarak kurulan hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmesi ve hükmün zoralıma ilişkin kısmına “TCK.nun 54. maddesinin” ilavesi suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2011/12085, K. 2011/14044, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama