KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2012/10496 E., 2012/21984 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve hırsızlık
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK.nun 34/2., 231/2. ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, yüze karşı verilen hükme ilişkin temyiz süresinin başlangıcının “kararın tebliğinden itibaren” denilmesi suretiyle tereddü- de yol açacak şekilde gösterilmiş olması nedeniyle, sanığın temyizinin süresinde olduğu kabul olunarak temyiz isteminin reddine ilişkin 31.01.2012 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede:
1- Sanık hakkında ''işyeri dokunulmazlığını bozma'' suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın iş yeri dokunulmazlığını ihlal ederek hırsızlık suçunu işlediği anlaşılmakla; 5271 sayılı TCK’nun 253/3. madde ve fıkrasında uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağının belirtilmesi karşısında, tebliğnemedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahke- menin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulun- maktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
2- Sanık hakkında Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması ve Hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahke- menin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:
a- Şikayetçinin zararının giderildiğine ilişkin beyan karşısında sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık koşullarının oluştuğu gözetilmeden yazılı biçimde fazla ceza tayini,
b- Kabul ve uygulamaya göre de; TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2012/10496, K. 2012/21984, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama