KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2012/27253 E., 2012/40332 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2012
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Hükümlü ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinden yararlanması konusunda vaki talep ile bozma üzerine yapılan yargılama sonunda; hükümlülüğe ve müsadereye dair (MERSİN) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.03.2009 gün ve 2008/883 esas, 2009/163 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 23.06.2011 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin 29.09.2011 tarih ve 2011/9464 esas, 2012/10258 kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2011 tarih ve 2009/230532 sayılı yazısı ile itirazda bulunulması üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca itirazın değerlen- dirilmesi için dosya dairemize gönderilmekle yeniden yapılan incelemede;
Sanığın 6136 sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan mahkumiyetine ilişkin 03.03.2006 tarihli hüküm, hükümlü müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 30.06.2008 tarihli kararı ile lehe hükümlerin değerlendirilmediği gerekçesiyle bozul- muştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunması nedeniyle 647 sayılı Yasanın 4, 6, 5237 sayılı Yasanın 50/1-a, 51 ve 5271 sayılı Yasanın 231. maddelerinin uygulanma şartları bulun- madığından bahisle 765 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da;
1- Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, bozma doğrultusunda karar verilmesi zorunlu olduğu halde, 30.06.2008 tarihli bozma kararında ayrıntıları tek tek sayılan hususlarda bir karar verilmemiştir.
2- Sanığın sabıkasına dayanılmış ise de, yaralama suçundan adli para cezası ile cezalandırılan hükümlünün bu cezası 25.08.1992 tarihinde infaz edilmiş olup temyize konu suçun işlendiği 12.11.2001 günü itibariyle silinme koşulları gerçekleşmiştir. 3- Sabıka kaydının silinme koşulları oluşan sanık hakkında, cezanın kişiselleştirilmesi gerekirken, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleri ile 5237 sayılı Yasanın 50/1-a, 51. maddeleri ve 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin objektif koşulunun oluşmadığından söz edilmesi ve bu husus esas alınarak itirazda bulunulması yasaya aykırıdır.
4- 5237 sayılı Yasanın 51/1-b, c, d, e, f bentleri ile 765 sayılı Yasadan farklı seçenek yaptırımlar kabul edildiğinden, bu hükümler, mahalli mahkeme tarafından tartışılmamış, sadece 51/1-a maddesinin (silinme koşulları gerçekleşen) sabıka kaydı nedeniyle uygulanamayacağına karar verilmiştir. Bozma doğrultusunda bu hükümlerin değerlendirilmesi gerekmektedir.
5- Sabıkasının silinme koşulları oluştuğundan ve kaldıki silinme koşulu oluşmasa bile 647 sayılı Yasanın 6. maddesine göre tecile engel olan para cezasına ilişkin sabıka kaydı, 5237 sayılı Yasanın 51. maddesi uyarınca 3 aydan faza hapis cezası olmadığından, engel teşkil etmeyeceği cihetle 51. maddenin tartışılması gerekirken sabıkalı olduğundan bahisle tartışılmaması da yasaya aykırıdır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2012/27253, K. 2012/40332, 31 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama