KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2012/37123 E., 2013/28451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 3/e maddesi uyarınca "kredi kartının, nakit kullanımı gerekmeksizin mal ve hizmet alımı veya nakit çekme olanağı sağlayan basılı kartı veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarasını" ifade etmesi karşısında, sanığın GSM şirketine ait etkileşimli sesli yanıt sistemini (IVR) arayıp, şikayetçiye ait kredi kartı bilgilerini ve şifreyi kullanarak, kendi cep telefonuna kontör yüklemek suretiyle haksız yarar sağlaması şeklinde gerçekleşen eyleminin, TCK.nun 245/1. maddesinde tanımlanan "banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması" suçunu oluşturduğu;
şirketin dosyada mevcut 03.09.2009 tarihli yazısına göre eylemin internet üzerinden değil etkileşimli sesli yanıt sistemi kullanılarak gerçekleştirildiği.
5237 sayılı TCK.nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün 765 sayılı TCK.nun 523. maddesinden farklı olarak pişmanlık esasına dayanması ve hükmün uygulanabilmesi için zararın giderilmesinin yeterli olmayıp, aynen geri verme veya tazminin pişmanlık duyularak bizzat sanık veya onun adına yakınları tarafından yapılmasının gerekli olduğu, somut olayda ise, sanığın suçlamayı kabul etmediği, pişmanlık gösterdiğine ve zararı tazmin etmek istediğine ilişkin bir belirti bulunmadığı anlaşılmakla;
mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik olmadığından ve karar başlığındaki suç adının “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” olarak mahallinde düzeltilmesi olanaklı görüldüğünden, tebliğnamede yer alan bozma düşüncelerine katılınmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabulüne, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2012/37123, K. 2013/28451, 5 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama