KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2013/12087 E., 2014/3952 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2014
- Tebliğname No
- 8 - 2012/308863
- Mahkemesi
- Keskin Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 23/05/2012
- Numarası
- 2011/458 (E) ve 2012/383 (K
- Suç
- Hakkı olmayan yere tecavüz
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine, ancak:
I- Sanık tarafından farklı parsellere veya aynı parselin değişik kısımlarına yapılan tecavüzünün aynı zamanda ve aynı karar altında olması halinde tek suçun oluşturacağı ve tecavüz edilen alanın miktarı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiği, değişik zamanlarda farklı parsellere veya aynı parselin değişik bölüm- lerine tecavüzde bulunulması halinde, suçun kısa zaman aralığında aynı karar altında işlenmesinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
aksi halde yeni bir suç işleme kararı altında işlendiğinin tespiti halinde ise iki ayrı suçun oluşacağı gözetilerek uygulama yapılması gerektiğinden, somut olayda yakın olan mera parsellerine tecavüz tarihleri araştırılıp ve aynı veya ayrı bir suç işleme kararı bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
II- Kabul ve uygulamaya göre de
1- Sanık hakkında temel hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlen- mesine karşın, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
2- 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK.nun 50/6. madde ve fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı CGTİK.nun 106. maddesinin 4 ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde seçenek yaptırım olan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapis cezasının kısmen veya tamamen infazına karar verileceğinin belirtilmesi,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2013/12087, K. 2014/3952, 20 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama