KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2013/19048 E., 2014/9197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sevk
- Eziyet
- Hüküm
- TCK.nun 232/2 ve 51/1. maddeleri ve fıkraları uyarınca hükümlülük ve erteleme
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nun 96/1. maddesinde "Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." ibaresi yer almakta yasada eziyet kabul edilen eylemler tanımlanmamaktadır. Madde gerekçesinde ise "Eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerekir.
Aslında bu fiiller de kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedirler. Bir süreç içinde süreklilik arzeder bir tarzda işlenen eziyetin özelliği, işkence gibi, kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerinin olmasıdır.
Bu etkilerin uzun bir süre ve hatta hayat boyu devam etmesi, eziyetin bu kapsamda işlenen fiillere nazaran daha ağır ceza yaptırımı altına alınmasını gerektirmiştir." denilmektedir.
TCK.nun 232/2. maddesinde, idaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan kişinin cezalandırılacağı belirlenmiştir. Kişilerin idareleri altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya san’atı öğretmekle yükümlü olduğu kimseler üzerinde terbiye etmek, eğitmek görevi dolayısıyla belirli disiplin yetkilerine sahip bulunmaları gerekir; aksi takdirde görev yerine getirilmez.
Disiplin yetkisi eğitim hakkının doğal bir sonucudur ve bu yetki olmadan söz konusu hak kullanılamaz. Disiplin yetkisi kişinin bedensel ve ruhsal sağlığının bozulmasına neden olmayacak veya bir tehlikeye maruz kalmasını sonuçlamayacak derecede kullanılabilecektir. Burada kötüye kullanılan disiplin yetkisidir. Fail, disiplin yetkisini kullanırken, üzerinde disiplin yetkisi bulunduğu kimseyi dövmeyecek, ona kötü davranmayacak, onun onur ve şerefiyle bağdaşmaz tutumlar içine girmeyecektir.
Bu suçlarda temel özellik, kötü davranmadır. Bu kötü davranma, mağdurun dövülmesi, onur ve şerefiyle bağdaşmayan muameleye tabi tutulması, ona acı veren ve insan olarak hak etmediği bir işlem uygulanması olabilir. Sanığın bakıcısı olduğu çocuğa yönelik eyleminde kötü davranma sözkonusu olmakla, dosya kapsamı, mağdur raporu gözetilerek sanığın cezalandırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2013/19048, K. 2014/9197, 10 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama