KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2013/8619 E., 2013/17981 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2013
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 52/2 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 100,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, sanık hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve hapis cezasının infazından itibaren denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2012 tarihli ve 2011/138 esas, 2012/73 sayılı kararına karşı sanık tarafından yapılan temyiz talebinin reddine ilişkin (ÇAYCUMA) Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2012 tarihli ve 2011/138 esas, 2012/73 sayılı ek kararını kapsayan dosyasıyla ilgili olarak;
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 21.06.2012 tarihli ve 2012/15311 esas, 2012/17004 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13. maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40,00 Türk lirası harç alınması hükme bağlanmış ve anılan Yasa maddesi Anayasa Mahkemesinin 20/10/2011 tarihli ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilerek,
iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 28/12/2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29/06/2012) tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de.
Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün gerekçesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Adil Yargılanma Hakkı kapsamında değerlendirdiği, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi bağlamında belirlediği kriterlerden birisi olan, "ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması" koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasına dayandırdığı göze- tildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanmasının gerektiği gibi,
6217 sayılı Kanun ile temyiz başvurularında harç alınması kuralına aykırılığın herhangi bir yaptırıma bağlanmaması karşısında, sanığın temyiz talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17.01.2013 gün ve 4249 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 18.02.2013 gün ve KYB-22912 sayılı ihbarnamesi ile dai- remize tevdii kılınmakla incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
20.10.2011 gün, 2011/54-142 sayılı Anayasa Mahkemesi kararı 29.12.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanmış olup 6 ay sonra yürürlüğe gireceğinden, iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihe kadar temyiz harcı alınması gerektiği cihetle,
6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanun- larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 13. maddesiyle değişik Harçlar Kanununun (1) sayılı tarifesinin mahkeme harçları bölümünün temyiz, istinaf ve itiraz harçları kısmının (b) fıkrası uyarınca 14.04.2011 tarihinden sonra Cumhuriyet Savcıları hariç yapılan temyiz başvurularında 46 TL temyiz harcı yatırılmasının gerektiği,
mahkemece sanığa 13.03.2012 tarihinde bu harcın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde yatırılması aksi halde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı ihtaratını içeren meşruhatlı bir tebligat yapılmasına rağmen sanığın süresinde harcı yatırmadığı anlaşılmakla, temyiz harcını mahkemece yapılan uyarıya rağmen yatırmayan sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2013/8619, K. 2013/17981, 13 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama