İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nun 268. maddesinde öngörülen "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği; suç soruşturma veya kovuşturması için düzenlenenler dışındaki diğer resmi belgelerin düzenlenmesi aşamasında görevlilere kimliği ile ilgili yalan beyanda bulunma eyleminin ise TCK.nun 206/1. maddesinde öngörülen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı gözetildiğinde;
somut olayda kendisini durdurup kimlik soran polis memurlarına, hakkındaki yakalama kararlarının infazını engellemek için sahte olarak oluşturulmuş ve üzerinde kendisine ait fotoğraf yapıştırılmış mağdur ...'a ait sürücü belgesini ibraz eden sanığın, durumdan şüphelenen görevlilerin yaptıkları araştırma üzerine ... ile irtibata geçerek ibraz edilen sürücü belgesinin sahte olduğunu öğrenmeleri üzerine, sanığın yakalaması olduğunu belirtip bundan kurtulmak için sahte sürücü belgesi kullandığını belirterek kardeşi ...'ın kimlik bilgilerini söylemekten ibaret eyleminin; ... adıyla herhangi bir belge düzenlenmemesi,
sahte belgenin ibrazının suçun seçimlik hareketlerinden kullanma unsurunu oluşturduğu, bu nedenle eylemin sadece TCK.nun 204/1. maddesinde yazılı resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, ... adıyla doktora sevk edilerek muayene edilmesi nedeniyle TCK.nun 206. maddesinde yazılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun oluşacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, C.Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 23.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.