İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/15820 K.2016/1245

6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık ...'in yapılan yargılamaları sonunda mahkumiyetine ve müsadereye dair (...) 8. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.10.2015 gün ve 2015/254 esas, 2015/294 karar sayılı hükmün sanık ...'in müdafii tarafından temyiz…

Esas2015/15820Karar2016/1245Tarih10 Şubat 2016Okuma4 dk · 759 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2015/15820 E., 2016/1245 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Şubat 2016
Tebliğname No
8 - 2015/381445
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

759 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık ...'in yapılan yargılamaları sonunda mahkumiyetine ve müsadereye dair (...) 8. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.10.2015 gün ve 2015/254 esas, 2015/294 karar sayılı hükmün sanık ...'in müdafii tarafından temyiz edilmesi ve sanık ... müdafii tarafından incelemenin duruşmalı olarak talep olunması üzerine dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2015 tarihli bozma istekli tebliğnamesi ile dairemize gönderilmemiş, duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldığından sanık ve müdafiine tebligat çıkarılmış, 27.01.2016 duruşma günü tayin edilerek incelendi.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamların infaz tarihleri itibariyle tekerrüre esas olmadığının anlaşılması nedeniyle tebliğnamede yer alan (3) no'lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının; Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı gözetilerek infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.

Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine, ancak:

1- Sevk, kabul, mahkemenin alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi ve uygulama gözetildiğinde, sanığın 6136 sayılı Yasanın 12/1. madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılmış olduğunun anlaşılmasına karşın, hüküm fıkrasında uygulanan yasa maddesinin 6136 sayılı Yasanın 12/2. madde ve fıkrası olarak gösterilmesi,

2- Adli emanetin 2015/9744 sırasında 2 adet kalashnikov marka tüfek bulunmasına karşın, hükmün müsadereye ilişkin fıkrasında uyuşturucu maddenin müsaderesinden söz edilmesi,

Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. fıkrasında yer alan “6136 sayılı Yasanın 12/2. maddesi gereğince” ibaresinin “6136 sayılı Yasanın 12/1. madde ve fıkrası” gereğince ibaresiyle değiştirilmesi ve hükmün müsadereye ilişkin fıkrasında yer alan “uyuşturucu maddenin” hükümden çıkarılarak yerine “2 adet kalashnikov marka tüfeğin” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 10.02.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Uluslararası sözleşmeler ve Anayasa'mız tarafından güvence altına alınan ve çağdaş demokrasilerce benimsenen, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasının, yine bu metinlerle belirlenecek çerçeve içerisinde ve sadece yasa ile yapılabilmesi, modern hukuk devleti anlayışının zorunlu bir gereğidir. Bu anlayışın diğer bir gereğide, yasa koyucunun temel hak ve özgürlükleri sınırlandırılırken artık 03.10.2011 tarih ve 4709 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle Anayasa'mızın 13. maddesine açıkca girmiş olan “oranlılık” olarak ifade ettiğimiz ölçülülük ilkesine uygun hareket edilmesidir.

Bu da gösteriyor ki uygulanacak olan güvenlik tedbirleri (hürriyetleri kısıtlayıcı tedbirleri) ile hedeflenen amaç arasında ve güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı birey ve bireyin sorumluluğunda bulunan kişilerin uğrayacağı zararlar arasında bir orantı olmalıdır.

Bir başka anlatımla temel hak ve özgürlüklere müdahale edilmesi ile beklenen amaca ulaşmak için elverişli, gerekli ve ölçülü araçlara başvurulması gerekmektedir.

Bu durumda “oranlılık” ilkesi hak ve özgürlüklere müdahale söz konusu olduğunda bir hukuk devletinde mutlaka uyulması gereken bir ilke olmaktadır. Dolayısı ile bu ilke sadece yasa koyucuyu bağlayan ve yasama organın Anayasa'da belirtilen sınırlama nedenlerine dayanarak yapacağı temel hak ve özgürlüklere yönelik müdahaleler aşamasında devreye giren bir ilke değildir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde “oranlılık veya ölçülülük” ilkesi açık şekilde düzenlenmemiş olsa da AİHM içtihatlarında kesin bir şekilde uygulanmaktadır.

Anayasa Mahkememiz de bir kısım kararlarında açıkca “ceza hukuku alanında olduğu gibi hak yoksunluğu getiren diğer düzenlemelerde de hukuka aykırı eylem ile yaptırım arasında adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygunluk bulunmalıdır” demektedir.

Mevcut olayımız irdelendiğinde sanığın iki adet vahim nitelikteki silahı aracı ile naklederken yakalandığı ve başlangıçtan itibaren suçlamaları kabul ettiği ve kendi aleyhine sonuç doğurabilecek şekilde olayın oluşunu anlattığı ve mahkemece de sanığın “ikrarının” da delil olarak değerlendirildiği açıkca karara yazılmış olmakla; “bu iki silahın.... isimli kişiye ait olduğunu ve 900 dolar karşılığı nakletmeyi kabul ettiğini, bunu yapma sebebinin de eğitim çağında bulunan çocuğu için olduğunu söylemesi karşısında, mahkemenin hükmettiği ceza oranlılık ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.

Kanundaki düzenlemede 5 yıldan 12 yıla kadar bir yaptırım öngörülmektedir. Mahkemece teşdiden 8 yıl hapis cezası verilmiş ve vahim silahlardan olması nedeniyle ½ artırım yapılmıştır. Bu silahla yapılabilecek eylemler ayrıca dikkate alınarak ceza belirlenirken teşdit sebebi sayılması ve 62. maddesi uygulanmaması gerekçesi yasal gibi gözükse de, kanundaki terimlerin doğru şekilde sıralanması adil ve yasal görünse de herzaman adil sonuçlar ortaya çıkmaz.

Bir yüksek yargı kararında da belirtildiği gibi “yerel mahkeme gerekçesi bu açıdan değerlendirildiğinden, bir kısım gerekçelerin yasal olmadığı ve dayanılan teşdit gerekçelerinin dosya kapsamıyla da bağdaşmadığı” açıktır.

Çünkü sanık yakalandığı an itibariyle kolluk birimlerine yardımcı olmuş, saik olarak zorunluluğunu, sebebini ortaya koymuş ve yakalanan silahın da sadece iki adet olduğu dikkate alındığında ceza teşdit miktarının alt sınırdan 3 yıl uzaklaşılarak kurulması ve TCK.nun 62. maddesinin uygulanmaması sonucu verilen hüküm yasal gerekçelere uygun gözükse de “oranlılık” ilkesine aykırı olan mahkeme hükmünün bozulması gerektiği ile sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 10.02.2016

Yukarıda düzeltilerek onamaya ilişkin karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı .... hazır olduğu halde, sanık müdafii ...'in yüzüne karşı tefhim olundu. 10.02.2016

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2015/15820, K. 2016/1245, 10 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2015/15820
Karar No
2016/1245
Tarih
10 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/15821 K.2016/1212
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/15821 K.2016/2101
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/15821 K.2016/1096
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/15821 K.2016/1285
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/15822 K.2016/2102
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/15822 K.2016/1284

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.