KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2017/11849 E., 2019/5955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2313 sayılı Kanuna aykırılık, kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak, iftira
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz dilekçesi içeriğine göre sanığın temyiz isteminin iftira suçundan kurulan adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünden ibaret olduğu anlaşılmakla ve hakkında iftira suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz etmeyen sanık ... hakkında kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmekle yapılan temyiz incelemesinde;
1- İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılması ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, somut olayda; olay günü devriye görevini ifa eden polis ekiplerince durumundan şüphelenilerek durdurulan sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi üzerine başlatılan soruşturma sırasında kollukta şüpheli sıfatı ile verdiği ifadesinde;
ele geçen uyuşturucuyu ... isimli şahıstan aldığını belirttiği ancak Cumhuriyet Savcılığı ve yargılama sırasındaki ifadesinde uyuşturucu maddeyi satın aldığı kişinin Sezgin olmadığını, olay günü korktuğu için polislerin söylediği şekilde ifade verdiğini savunması ve hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilen ...'ın da uyuşturucu kullanıcısı olup suçlamayı kabul etmediği ve sanığı tanımadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında;
sanığın kolluk beyanının ... hakkında soruşturma yapılmasını sağlamaya yönelik olmayıp savunma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bu nedenle iftira suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden sanığın yüklenen suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
S/2
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/11849, K. 2019/5955, 2 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama