KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2017/13916 E., 2020/365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
25.06.2019 tarih ve 2019/8-249 Esas ve 2019/499 Karar sayılı Ceza Genel Kurul kararında belirtildiği üzere; TCK.nın 268. maddedeki suçun oluşması için öncelikle, fail tarafından işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir. Başka deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268. maddedeki eylemin failinin aynı kişi olması zorunludur.
İşlenmiş olması gereken suçun kasıtla veya taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değerlendirilmektedir.
Maddedeki ifade biçiminin hatalı olduğu söylenebilir ise de, mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlememiş bulunduğunun anlaşılması halinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268. maddedeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunilik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Bu tür eylemlerde 206. maddenin uygulanması gereklidir.
Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından delil yetersizliğinden verilen ve kesinleşen beraat kararları karşısında hukuken sanığın işlediği bir suç bulunmadığının kabulünde zorunluluk bulunduğu halde kolluk görevlisine (düzenlenecek bir belgeye esas olarak) beyanda bulunurken, başkasına ait kimliği veya bilgileri kullanma eylemi 268. maddeyi değil 206. maddedeki suçu oluşturmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarının şüphelisi olarak yakalanması üzerine hakkında soruşturmaya başlandığı sırada kimliğini kardeşi .... olarak beyan eden sanık hakkında kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından dava açıldığı bu suçlardan beraat ettiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmakla;
kesinleşen beraat kararları karşısında sanığın "işlediği bir suçtan" söz edilemeyeceği cihetle TCK.nın 268. maddesinde tanımlanan suçun unsurları oluşmayıp sanığın TCK.nın 206. maddesi uyarınca cezalandırılması usul ve yasaya uygun olduğundan tebliğnamadeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine, ancak;
Hüküm fıkrasında uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/13916, K. 2020/365, 8 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama