KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2017/15649 E., 2019/2997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın, bir şekilde ele geçirilmiş banka kart bilgilerini kullanarak internet üzerinden sipariş ettiği elektronik eşyaları, üzerinde resmi bulunan fotokopi kimlik belgesi ile kargodan teslim aldığı sırada yakalanmak suretiyle, resmi belgede sahtecilik, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
1- Sanık hakkında banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
TCK.nun 245/1. maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunun mağduru kart sahibi olması nedeniyle, olayda kart mağduru sayısınca 3 kez TCK.nun 245/1 madde ve fıkraları uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması yerine bir kez TCK.nun 245/1 madde ve fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın suçun sübuta ermediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.10.2008 gün ve 49/219 sayılı kararında da açıklandığı üzere; ceza yargılamasının
amacı, somut gerçeğin ortaya çıkarılması olup bunun için başvurulan kanıtlama araçlarından biri de belgelerdir. Yargılama makamları suç isnadı nedeniyle oluşan uyuşmazlığı çözümlerken ele geçirilen ya da iddia ve savunma doğrultusunda sunulan belgelerin güvenilirliğini de denetlemek durumundadırlar.
Güvenilirliğin denetlenebilmesi için, belgenin aslının veya bunun olanaklı olmaması halinde de aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onanmış örnek ya da kopyalarının dosyaya konulması gerekir.
Yine Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, suça konu belgenin fotokopi olması durumunda hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı, aslı bulunamayan evrakların aldatma kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığının da tespit edilemediği, fiili iğfalin aldatma niteliğini göstermeyeceği cihetle; somut olayda suça konu olaylarda kullanılan belgelerin fotokopi olup olmadıkları, asıllarının ele geçip geçmediği, asılları bulunamayan sahte hale getirilmiş nüfus cüzdan fotokopisinin aldatma niteliğinin tespit edilemeyeceği değerlendirildiğinde;
suça konu belgelerin bulundukları yerlerden getirtilerek üzerinde usulünce inceleme yaptırılıp belge niteliği taşıyıp taşımadıkları, aldatma yetenekleri olup olmadığı incelenip mahkemece de duruşmada incelenip gözlemlerin tutanağa yazılmasından, ayrıca dosyaları ayrılan diğer sanıkların yargılandığı Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/98 Esas ve 2016/498 K. sayılı dosyasındaki delillerin incelenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/15649, K. 2019/2997, 4 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama