KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2017/20347 E., 2018/12859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Müşteki ...'un temyiz isteminin incelenmesinde;
Müşteki suçtan doğrudan zarar görmediğinden, davaya katılma hakkı bulunmadığı ve mahkeme tarafından katılma kararı verilmiş olmasının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği cihetle, müştekinin temyiz isteminin CMUK.nun 317 maddesi gereğince REDDİNE,
2) O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Türk Ceza Kanunu'nun 216 maddesinin üçüncü fıkrasına göre, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması şartı ile altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.
Fiilin cezalandırılabilmesi için "alenen" işlenmesi ve "kamu barışını" bozmaya elverişli olması gerekmektedir.
Ceza Genel Kurulu'nun 15.03.2005 tarih ve 2004/8-201 E, 2005/33 K sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; aleniyet unsuru, herkesin veya birçok kimsenin okuyup görmesiyle değil, okuyup görebilmesi mümkün ve muhtemel olan yerlerde fiilen işlenmesiyle gerçekleşecektir.
Somut olayda; sanığın belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde oluşturulan bir gurupta, Türk halkının büyük çoğıunluğunun kutsal saydığı ve benimsemiş olduğu dini değerlere yönelik hareket içerikli paylaşımlarda bulunduğu, bir çok kininin yapılan paylaşımlara tepki göstermesi ve müştekinin de sanık tarafından yazılanlara karşı huzursuzluğunu dile getirerek şikayette bulunmuş olması nazara alındığında, suça konu fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu anlaşıldığından, sanığın yüklenen suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/20347, K. 2018/12859, 15 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama