İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/431 K.2017/5652

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2017/431Karar2017/5652Tarih17 Mayıs 2017Okuma6 dk · 1.168 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2017/431 E., 2017/5652 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Mayıs 2017
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
İşkence Yapma
Hüküm
Hükümlülük
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.168 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Gereği görüşülüp düşünüldü:

6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun geçici 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca direnme kararları, bozma kararı veren Yargıtay Dairesince incelenmesi öngörülmekle yapılan incelemede;

Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları, keşif tutanağı, bilirkişi ve doktor raporları ile tüm dosya içeriği dikkate alındığında mahkemenin kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanıklar müdafilerinin, suçun sübutuna yönelik ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 17.05.2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanıklar, ..., ..., ... ve ... hakkında açılan kamu davasının yerel Mahkemece yapılan yargılaması sonunda sanık ...’in TCK.nun 257/2, 62, 50, 52. diğer sanıkların TCK.nun 94/1., 62. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına ilişkin hükmün onanmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılma olanağı olmamıştır. Katılan ...’nun 30.11.2011 tarihinde işlediği iddia olunan cinsel istismar suçu nedeniyle Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2011/6180 sayılı soruşturma kapsamında;

30.11.2011 günü saat 18.00’de Bandırma 6. Ana Jet Üs Tümen Komutanlığında nezarete alındığı, dosyada mevcut belgelere göre sanıklardan ... ve ...’nun nezaretçi gözetimci er olarak, sanık ...’ın inzibat eri olup, katılanı Bandırma Merkez Komutanlığından alıp İzmir Askeri Cezaevine teslim eden kişi olduğu, katılanın 01.12.2011 günü saat 08,30’da nezarethaneden çıkarılarak Bandırma Devlet Hastanesine götürüldüğü ve sanık ... tarafından darp ve cebir izi bulunmadığına dair rapor düzenlenip, katılanın Bandırma Sulh Ceza Mahkemesince tutuklanması üzerine aynı gün saat 17.00’da tekrar nezarete alındığı,

02.12.2011 günü saat 01.15’de Şirinyer Askeri Cezaevine sevki amacıyla nezarethaneden çıkarıldığı ve Şirinyer Askeri Cezaevi girişinde düzenlenen 02.12.2011 tarihli raporuna göre, boyun, kaş üzeri ve kollarda kesi, sıyrık ve ekimozların bulunduğu tespit edildiği, katılan ...’nun sanık olarak yargılandığı ...’nin 2011/233 esas sayılı dosyasının 02.03.2012 tarihli 3 nolu oturumda, nezarette kaldığı dönemde dövüldüğünü beyan etmesi üzerine mahkemece yapılan ihbar üzerine soruşturma başladığı ve kamu davasının açıldığı görülmektedir.

Katılan ...’nun, iddiası olaydan yaklaşık üç ay sonradır. Diğer yandan dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre de özellikle katılanın sanık olarak yargılandığı Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/233 esas sayılı dosyasının suç ihbarının yapıldığı 02.03.2012 tarih üç nolu oturumda sanık müdafinin, sanığın zihinsel özürlü olduğunu, daha önce babasından darp gördüğü ve cinsel yönden tedavi gördüğü ve bu sebeple de mahkemece Adli Tıp Kurumuna sevkinin yapılmasına uygun görülmesi ve katılanın 11.02.2013 tarihli keşif esnasında sorulan sorulara ısrarla “kafam karışıktı” şeklindeki beyanları gözönüne alındığında katılanın beyanlarına değil, dosyada mevcut somut bilgi ve bulgulara itibar edilerek hüküm kurulması gerekmektedir.

Ancak, yerel mahkemece TCK.nun 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunmamakla birlikte zihinsel özürlü ve çelişkili beyanlarda bulunan katılanın beyanları esas alınarak hüküm tesis edilmiştir.

Keşif esnasında sorulan sorulara “kafam karışıktı” şeklinde kaçamaklı cevaplar veren ve akıl zayıflığı ileri sürülen katılanın beyanlarının mahkemece yapılan değerlendirmede hükme esas alınması ve bu beyanları “tutarlı” kabulü olanaklı değildir.

Bu sebeple, katılanın çelişkili, tutarsız beyanları yerine dosyada mevcut somut bulgu ve deliller esas alınarak delillerin değerlendirilmesi ve sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekmektedir.

1- a) Sanıklardan ..., Bandırma Devlet Hastanesinde görevli pratisyen hekim olup 4483 sayılı Kanun gereğince hakkında ilgili mercilerden soruşturma izni almadan genel hükümlere göre soruşturma yapılarak kamu davası açılması nedeniyle öncelikle CMK.nun 223/7 maddesi uyarınca durma kararı verilerek 4483 sayılı Kanun gereğince işlem yapılması beklenilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

b) Sanık ..., katılan ...’yu 01.12.2012 günü sabah saatlerinde muayene etmiş ve rapor düzenlemiştir. Dosya kapsamına göre katılanın aynı gün saat 17.00’da tekrar nezarete alındığı 02.12.2011 günü saat 01.15’de İzmir ilinde sevkinin yapıldığı ve yaralama izleri bulunduğuna dair raporunda 02.12.2011 günü alınmış olması karşısında, yaralanmanın, katılanın iddia ettiği gibi ilk gün değil, sanık ...’ın muayenesinden sonraki süreçte meydana gelmiş olabileceği, bu hususun şüpheli olup Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bir çok kararında da söz edildiği üzere şüpheden sanığın yararlanacağı genel ilkesi uyarınca sanık ...’in beraatine karar verilmesi gerekmektedir.

2- TCK.nun 94. maddesinde düzenlenen işkence suçunun hareket unsuru “insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştirmek...” olarak gösterilmiştir.

Suçun oluşması için, gerçekleştirilen davranış ve hareketlerin insan onuru ile bağdaşmaması ve aynı zamanda bu hareketlerin mağdurun bedensel ve ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine veya aşağılanmasına yol açacak biçimde olması gerekmektedir.

10 Şubat 1984 tarihli “İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin” 2. maddesinde işkence kavramı tanımlanmıştır. Buna göre;

“İşkence, bir şahsa veya üçüncü bir şahsa, bu şahsın veya üçüncü şahsın işlediği veya işlediğinden şüphe edilen fiil sebebiyle, cezalandırmak amacıyla, bilgi veya itiraf elde etmek için veya ayırım gözeten herhangi bir sebep dolayısıyla bir kamu görevlisinin veya bu sıfatla hareket eden bir başka şahsın teşviki veya rızası veya muvafakatıyla uygulanan fiziki veya manevi ağır acı veya ızdırap veren fiil anlamına gelir.

Bu yalnızca yasal müeyyidelerin uygulanmasından doğan, tabiatında olan veya arızi olarak husule gelen acı ve ızdırabı içermez.”

Anayasanın 17. maddesinin 3. fıkrasında “Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.” hükmü yer almaktadır.

TCK.nun 94. maddenin gerekçesinde işkence suçunun hareket unsuru olarak gösterilen fiillerin sistematik ve belli bir süreç içinde işlenmesi gerektiği “işkence teşkil eden fiiller, aslında kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyan fiillerdir. Ancak, bu fiiller ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedir. Bir süreç içinde süreklilik arzeder bir tarzda işlenen işkencenin en önemli özelliği, kişinin psikolojisi, ruh sağlığı, algılama ve irade yeteneği üzerindeki tahrip edici etkilerinin olmasıdır.” denilmek suretiyle açıkça ifade edilmiştir.

10 Şubat 1984 tarihli “İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi” ile TCK.nun 94. maddesi ve diğer yasal düzenlemeler gözönüne alındığında belli bir sürece yayılmayan ve sistematik olmayan davranışlara işkence suçunu değil, davranışın oluşturduğu suçu oluşturacaktır.

Katılanın yaralanmasına ilişkin rapor incelendiğinde darp izlerinin baş, boyun ve kürek kemiği bölgelerinde olduğu görülmektedir.

Katılanın iddiası ile mahkemenin kabulü gibi üç kişi tarafından saatlerce tekme, tokat ve sair aletlerle katılanın dövülmesi durumunda yaraların yalnızca raporda belirtilen bölgelerde değil, kol, bacak, diz, ayak, bel, kalça gibi bölgelerde de oluşması gerekmektedir.

Katılanın iddiaları ile katılanın iddialarını esas alınarak kurulan mahkumiyet hükmünün dosyadaki somut delillerde örtüşmemesi karşısında, sanıklarca katılanın yaralanması fiilinin belli bir sürece yayıldığı ve sistematik bir şekilde gerçekleştiği hususuda şüpheli kalmaktadır. Zira, katılandaki yaraların, baş, boyun ve kürek kemiği civarında oluşu göz önüne alındığında fiilin belli bir zaman diliminde yayılmayacak şekilde ani olarak gerçekleştiğinin kabulü gerekecektir.

Bu durumda da, aynı mekan ve zaman dilimi içinde ani olarak gerçekleşen yaralama fiilinin işkence olarak değil kasten yaralama olarak kabulü ile buna göre hüküm kurulmalıdır.

Diğer yandan, suç şüphesi nedeniyle Polis Merkezi Amirliği'nde bulunan mağdura bilgi veya itiraf elde etmek için vurulmadığı gibi fiilin “arizi” olarak meydana gelmesi ve ani gelişmesi, belli bir sürece yayılmaması ve sistematik olmayışı gözetildiğinde sanığın fiilinin “İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 1. maddesi ile TCK.nun 94. maddesi kapsamında işkence olarak kabulü olanaklı değildir.

Bu itibarla, sanıklar ..., ... ve ...fiillerin kasten yaralama suçunu oluşturduğu düşünüldüğünden, işkence suçundan mahkumiyetlerine ilişkin yerel mahkeme kararının onanmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 17.05.2017

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/431, K. 2017/5652, 17 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2017/431
Karar No
2017/5652
Tarih
17 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/431 K.2017/3144
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/432 K.2017/3254
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/433 K.2017/4451
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2017/433 K.2017/1910
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/433 K.2017/4164
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2017/433 K.2017/301

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.