KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2017/8350 E., 2017/10796 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümler temyiz edilmekle, bu sanıklarla sınırlı olarak yapılan incelemede, Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK'nun 268. maddesinde öngörülen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, bunun dışında resmi belgenin düzenlenmesinin gerektiği durumlarda resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine karşı başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma eyleminin ise TCK'nun 206. maddesine uyan suçu oluşturacağı,
hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını gerektiren bir suç bulunmayan veya resmi bir belgenin düzenlenmesini de gerektirmeyen hallerde görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişinin eyleminin ise 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40. maddesinde tanımlanan kabahati oluşturduğu,
Bu açıklamalar ışığında; 1- Sanık ... hakkındaki hükümde; Somut olayda durumundan şüphelenilmesi sebebiyle görevli polis memurları tarafından durdurularak, kimlik istenmesi üzerine sanık ...'ün aranması olması nedeniyle kimliğini ... ... olarak bildirmesi üzerine ... hakkında yakalama kararı olduğunu bildiğine dair yeterli delil bulunmayan sanık ...'ün sanık ...'ü doğrulayarak kolluk güçlerine ... isminin ... ... olduğunu bildirmesi şeklindeki eyleminin suç yada kabahat oluşturmayacağı gözetilmeden sanığın üzerine atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/8350, K. 2017/10796, 3 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama