İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/8639 K.2019/7020

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2017/8639Karar2019/7020Tarih16 Mayıs 2019Okuma4 dk · 839 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2017/8639 E., 2019/7020 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mayıs 2019
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

839 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Suça sürüklenen çocuk ...'ın, hırsızlık suçundan hakkında başlatılan soruşturmada ...'a ait kimlik bilgilerini verdiği ve savcılıkta ifadesinin alınması sırasında gerçek kimlik bilgilerine ulaşıldığı olaya ilişkin, suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.02.2014 tarih, 2013/266 esas, 2014/54 karar sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve bu kararın 21.02.2014 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararı karşısında suça sürüklenen çocuğun "işlediği bir suçtan" söz edilemeyeceği cihetle TCK.nın 268. maddesinde tanımlanan suçun unsurları oluşmayıp suça sürüklenen çocuğun TCK.nın 206. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Kabule göre de;

1- Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “iftira” olarak yazılması,

2- Suça sürüklenen çocuğun, 19.04.2013 tarihinde savcılıkta ifadesi alınırken, kimlik bilgilerinin Doğuş Öcal olarak sisteme girildikten sonra, suça sürüklenen çocuğun gerçek kimliğinin ... olarak belirlendiğine ilişkin emniyetten gelen bilgi üzerine gerçek kimliğinin ortaya çıktığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 326/son gereği sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 16.05.2019 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

TCK.nunda iftira suçu olarak düzenlenen diğer bir fiil Başkasına Ait Kimlik Bilgilerinin Kullanılması suçudur. Bu suç 268. maddede ''İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır'' şeklinde tanımlanmış olup TCK.nın dördüncü bölümünün ikinci kısmında yer alan Adliyeye Karşı Suçlar bölümünnde düzenlenmiştir.

Kanunun gerekçesinde “Madde metninde iftira suçunun özel bir işleniş biçimi hakkında düzenleme yapılmıştır” denmektedir. Bu suçun faili, bir başka suçtan şüpheli veya sanık konumunda bulunan kişidir.

İftira suçunun iki tür işleniş şeklinden (şekli ve maddi iftira) farklı olarak burada fail gerçekten kendisi tarafından işlenen bir suç ve bu suçun yaptırımından kurtulmak maksadıyla masum bir kişiye , bu kişinin kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak; işlemediği bir suçun faili olarak göstermek suretiyle iftira atmaktadır.

Dolayısıyla bu suçta esasen bir kimsenin gerçekten işlemiş olduğu bir suç sebebiyle başlatılacak olan kamusal takibattan kurtulmasının önüne geçmek hedeflenirken, 267. maddede tanımlanan iftira suçunun diğer iki işleniş şeklinde ise gerçeğe aykırı suç bildirimi cezalandırılmaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 141 maddesinin 1. fıkrasının a bendinde ''Şüpheli veya sanık kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir.

Şüpheli veya sanık bir suç dolayısıyla hakkında adli makamlarca yürütülen soruşturma veya kovuşturma nedeniyle resmi belge düzenlenirken kimlik bilgilerini doğru vermek zorundadır. Şüpheli veya sanığın kendisine ait kimlik bilgilerinin yanlış vermesi durumunda TCK.nın 206. maddesindeki suç, başka bir kimsenin kimliğini veya kimlik bilgilerini vermesi durumunda iftira suçu oluşur.

Bu suçun ön koşulu failin bir suç işlediğinden bahisle hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılıyor olması zorunluluğudur. Kabahat veya disiplin soruşturmasını gerektiren bir eylem nedeniyle alınan ifade sırasında failin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması durumunda atılı suç oluşmaz.

Burada, madde metnindeki hatalı yazım nedeniyle failin işlemiş olduğu suçtan söz edebilmek için kesinleşmiş bir yargı kararı gerektiği gibi bir sonuç çıkarılabilir ise de; kanun koyucunun amacının bu olmadığı açıktır. Madde bu anlayışla uygulanıp sanık hakkında mahkumiyet dışında hükümler kurulduğunda uygulamada içinden çıkılması zor birtakım problemlerin ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelir.

Uzlaştırma, şikayete bağlı suçlarda şikayet yokluğu veya şikayetten vazgeçilmesi nedeniyle soruşturma veya kovuşturmanın yürütülememesi gibi durumlarda fail hakkında nasıl bir uygulama yapılacağı tartışmalara yol açar. Fail hakkında bu maddenin uygulanması için TCK.nunda veya diğer kanunlarda suç olarak tanımlanan bir eylem nedeniyle soruşturma veya kovuşturma yapılıyor olması ve failin bu sırada başka bir kimsenin kimliğini veya kimlik bilgilerini kullanması yeterlidir.

Failin, hakkında yürütülen soruşturma veya kovuşturma sonucu işlediği iddia edilen suçtan mahkum olması gerekmez. Aksi takdirde açılan davaların sonucunun beklenmesi gibi bir durum ortaya çıkar ki bu durum, yargılamaları sürüncemede bırakıp içinden çıkılmaz hale sokar.

Madde metnindeki hatalı yazımlardan birisi de ''Soruşturma ve Kovuşturma'' kelimelerinin ''ve'' bağlacı ile bağlanmasıdır. Bu yazım tarzına göre başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanan fail hakkında hem soruşturma hem de kovuşturma yapılması gerekir. Bu yazım tarzına göre hakkında uzlaşmaya tabi bir suçtan dolayı soruşturma yürütülen ve bu sırada başkasının kimlik bilgilerini veya kimliğini kullanan şüpheli hakkında uzlaşma nedeniyle dava açılmaması durumunda eyleminin TCK.nın 206. maddesindeki suçu oluşturduğunun kabulü gerekir ki bu hal kanun koyucunun amacına uygun düşmez.

TCK.nunda suçun düzenlediği yer ve suçun düzenleniş şekli nazara alındığında suçun mağduru dar anlamda adliyedir. Geniş anlamda değerlendirildiğinde ise suçtan zarar gören kimlik bilgileri kullanılan gerçek kişidir ve bu kişinin gerçekte var olması zorunludur. Tüzel kişiler veya tüzel kişiliği olmayan topluluklar bu suçtan dolayı zarar gören olamazlar.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuk ...'ın hırsızlık suçu nedeniyle kolluk güçleri tarafından ilk yakalandığında karakolda ismini...olarak söylediği ve bu isimle ilk işlemlerin yapıldığı, suça sürüklenen çocuğun bilahare Cumhuriyet Savcısına ifade verirken gerçek kimliğini söylediği, böylelikle suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı iftira suçunu işlediği sabit olup yerel mahkemenin kabulü usül ve yasaya uygun olduğundan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/8639, K. 2019/7020, 16 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2017/8639
Karar No
2019/7020
Tarih
16 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/8640 K.2019/6173
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/8641 K.2019/6708
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/8643 K.2019/6787
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/8644 K.2019/7026
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/8646 K.2019/5036
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/8646 K.2019/6576

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.