KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2018/3248 E., 2020/11353 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- İftira
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık ... ilçesinde bulunan eşi ...'in evine giderek müşterek kızları olan ...'i görmek istemesi üzerine taraflar arasında çıkan tartışma sonucunda sanık ...'in alınan doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek tarzda yaralandığı, bunun üzerine jandarma komutanlığına giderek şikayetçi olduğu ve ayrıca şikayetçi ...'in kendisini silahla ölüm tehdidinde bulunduğunu, daha sonra emniyet müdürlüğündeki ifadesinde silahla havaya ateş etmek suretiyle kendisini ölümle tehdit edildiğini beyan ettiği, ancak olay yerinde sıcağı sıcağına inceleme yapılmadığından bu konuda hali hazırda bir delile ulaşmak imkansız hale geldiği,
olay hakkında görgü ve duyumu olmadığını belirten tanığın beyanı esas alınarak ... hakkında silahla ölümle tehdit suçundan delil yetersizliğinden takipsizlik, yaralama suçundan dava açılması kararı verilip sanık hakkında da tehditten ve iftiradan davalar açıldığı,yargılama sonucu şikayetçi sanık ...’in vazgeçme ve delil yetersizliği nedeniyle yaralama suçundan ve sanığın ise tehdit suçundan beraatlerine, iftira suçundan sanığın mahkumiyetine kararı verildiğinin anlaşılması karşısında,
sanığın iddialarının bir kısım vakıalara dayandığı ve eyleminin suç işlemediğini bildiği kimselere suç atmak biçiminde olmayıp Anayasanın 74. maddesi ile garanti altına alınan "anayasal dilekçe-şikayet hakkı"nı kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) 5237 sayılı TCK.nın 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki düzenlemenin, "...belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma..."yı öngördüğü, yasada geçen "etkinlik" kavramının ise, "...insanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylem-çalışma, iş yapma, işlerlik ve devinimi” ifade ettiği, bu fıkraya göre belirli yerler ve etkinlikler;
temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmayan sanığın suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan yada sanığın yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir.
Bu bağlamda sanık hakkında hükmedilecek seçenek yaptırımın infazı ile ulaşılmak istenilen temel amacın, sanığın yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, sanığın sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak niteliğinde olması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının, 5237 sayılı TCK.nın 50/1-d maddesi uyarınca soyut ifadelerle infazda kuşkuya neden olacak şekilde, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayacak şekilde “internet cafelere gitmekten yasaklanma” tedbirine çevrilmesi,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2018/3248, K. 2020/11353, 11 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama