İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/5673 K.2019/431

Başkasına ait banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, sanığın mahkûmiyetine yeterli delil elde edilemediğinden bahisle beraatine ve sanığın dolandırıcılık suçunu işleme…

Esas2018/5673Karar2019/431Tarih10 Ocak 2019Okuma6 dk · 1.254 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2018/5673 E., 2019/431 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Ocak 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.254 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Başkasına ait banka veya kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, sanığın mahkûmiyetine yeterli delil elde edilemediğinden bahisle beraatine ve sanığın dolandırıcılık suçunu işleme ihtimaline binaen gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına dair İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2017 tarihli ve 2015/55 esas, 2017/324 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;

Dosya kapsamına göre, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 245/1. maddesi gereğince cezalandırılmasının talep edildiği, yargılama sırasında 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158/1. maddesine “Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,” şeklindeki hükmü içeren (L) bendinin eklendiği,

anılan iddianamede sanığın telefonla müştekiye ait telefonu arayarak Ziraat Bankasından hayat sigortası için aradığını söyleyerek müştekiden kredi kartı bilgilerini istediği, müştekinin de sanığa inanarak kredi kartı bilgilerini verdiğinin belirtildiği, sanığın kredi kartından www.kliksa.com isimli siteden 962,00 Türk lirası tutarında alışveriş yaptığının anlaşıldığı, benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 11.12.2017 tarihli ve 2017/26572 esas, 2017/26493 karar sayılı ilâmında yer alan, "...

Sanığın, suç tarihinde kendisini banka görevlisi olarak tanıtıp, menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş..." şeklindeki açıklamalar doğrultusunda,

sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-l bendinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği, bu eylemi yargılama görevinin de 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi gereğince Ağır Ceza Mahkemesine ait olacağı ve delillerin takdiri ile değerlendirilmesinin üst dereceli mahkemeye ait olduğu hususları dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden,

yazılı şekilde karar verilmiş olunmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.04.2018 gün ve 2018/1199 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2018 gün ve KYB/2018-35157 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Hükümlü hakkında banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçundan verilen beraat kararının kesinleşmiş olması ve iddianamede anlatılan eyleme ilişkin olarak verilen beraat kararı ile yargılamanın hükümlü lehine sonuçlandırılmış olması nedeniyle aynı fiilden dolayı tekrar kovuşturma konusu yapılması mümkün olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığa yüklenen eylemin karar tarihinde yürürlükte bulunan 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 158/1. maddesine eklenen (L) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2017 gün, 2015/55 esas 2017/324 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309/4-c maddesi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak koşuluyla BOZULMASINA, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2019 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

Dosyada bulunan 06.01.2015 tarihli İnegöl Asliye Ceza Mahkemesine hitaben düzenlenen iddianamede CMK.nun 225. maddesinde belirtildiği üzere yargılama konusu fiil "şüphelinin suç tarihinde müştekiye ait kredi kartı bilgilerini müştekinin çekmiş olduğu krediye istinaden sigorta yapacağından bahisle bankadan aradığını söyleyip temin ettiği, daha sonra müştekinin rızası dışında www.....com (adresinden) alışveriş yaparak ve alışveriş neticesinde ürünleri kendi adresinde teslim alarak başkasına ait banka ve kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği" şeklinde tanımlanıp sevk maddesi olarak TCK.nun 245/1, 53/1 maddeleri gösterilmiştir.

İddianamede tarif edilen eylem oluşa ve mahkemenin kabulüne uygundur.

Ancak mahkeme, bu suçun işlenebilmesi için sanığın suça konu kredi kartını müştekinin bilgisi dışında kullanmış olması gerektiği, müştekinin kart bilgilerini rızası ile verdiği, sanığın üzerine atılı başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle CMK.nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, "dolandırıcılık suçunu işleme ihtimaline binaen hakkında suç duyurusunda bulunulmasına" 13.04.2017'de karar vermiş ve beraat kararı istinaf edilmeksizin 20.12.2017 tarihinde kesinleştirilmiştir.

Suç duyurusu işlemi akabinde ise özetle sanığın iddianameye konu eyleminin 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle TCK'ya eklenen 158/1-L maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği, bu eylemi yargılama görevinin ise ağır ceza mahkemesine ait olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi gerekçesiyle kanun yararına bozma yoluna başvurulmuştur.

TCK.nun 245/1 maddesinde "Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa 3 yıldan 6 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." hükmüne yer verilmiş bu maddenin gerekçesinde de "aslında hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve sahtecilik suçlarını ratio legis'lerinin tümünü de içeren bu fiillerin, duraksamaları ve içtihat farklılıklarını önlemek amacıyla, bağımsız suç haline getirilmeleri uygun görülmüş" olduğu belirtilmiştir. Bu suça bakmakla görevli mahkeme asliye ceza mahkemeleridir.

Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve TCK.nun 245/1 maddesine göre daha ağır ceza gerektiren aynı Yasanın 158/1-l maddesinde "Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle" şeklinde ek bir düzenleme yapılmış olup bu suçun yargılama yeri olarak 5275 sayılı Kanun'un 12. maddesinde ağır ceza mahkemeleri gösterilmiştir.

Mahkemece verilen beraat kararı kesinleşmiş olup beraat kararının daha güvenceli olan üst dereceli mahkeme yerine alt dereceli mahkemede verilmiş olmasından dolayı kanun yararına başvurulması, sübuta ilişkin bir bozma nedeninin ileri sürülmemesi halinde, olağan yasa yolu olan temyiz ya da istinafta usulü bir bozma nedeni olarak kabul edildiği halde, olağanüstü yasa yolu olan kanun yararına bozmada, korunması gereken "kesin kararın otoritesi" nedeniyle bozma nedeni oluşturamaz.

Zira bu hukuka aykırılık (sübuta itiraz yoksa) kararın esas ve içeriğine doğrudan doğruya ve tam etkili bir usül hatası değildir.

Bu nedenle salt görevli mahkemede verilmemesi nedeniyle sanıkla suç arasındaki ilişkiyi sonlandıran ve en lehe olarak kabul edilen kesinleşmiş beraat kararına karşı kanun yoluna başvurulamayacağı gibi iddianamadeki anlatımı yapılan eylem, dairemizin yerleşik içtihatlarına göre de TCK.nun 245/1 maddesi kapsamında kalıp; niteleme, sevk ve görevli mahkemenin gösterilmesinde de bir isabetsizlik görülmemektedir.

Sonuç olarak iddianamede gösterilen eylem TCK.nun 245/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturmakta, görevli ve yetkili mahkeme de İnegöl Asliye Ceza Mahkemesidir.

Sanığın daha güvenceli olan üst dereceli mahkeme yerine alt dereceli bir mahkemede yargılanmasının sanığın lehine konulan bir usül hükmüne aykırılık oluşturduğunda kuşku bulunmaması karşısında; hakkında beraat kararı verilen sanığın olağan kanun yolu olan temyiz ya da istinafta bu hususu kanun yoluna başvuru nedeni yapması halinde bu usül hatasının sonucu etkili görülmemesi nedeniyle bozma nedeni yapılmayacağı, Cumhuriyet Savcısının ise CMK.nun 290. maddesi uyarınca bu konuda temyiz yetkisinin dahi bulunmadığı gözetildiğinde salt görev yönünden yapılan kanun yararına bozma talebinin reddi yerine,

kabulü ile hükmün görev yönünden sonucu etkili olmamak üzere bozulması kararına iştirak etmek mümkün olmamıştır.

Bununla birlikte dosyanın incelenmesi sonucunda; iddianamedeki eylemin sabit olduğu halde, eylem nitelik yönünden ikiye bölünerek "başkasına ait kredi kartının izinsiz kullanılması" suçundan beraat, "dolandırıcılık" suçundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup Ceza Genel Kurulu'nun benzer nitelikteki ve 2007/6-170, 2007/195 sayılı kararında belirtildiği üzere kanun yararına bozma isteğinde yer almayan hukuka aykırılıklar bozma nedeni yapılamayacağından inceleme sırasında saptanan yeni (bu) hukuka aykırılıklarla ilgili olarak kanun yararına bozma yoluna başvurulması sağlanarak, istemlerin birlikte karara bağlanması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun bozma düşüncesine bu yönden de katılmak mümkün olmamıştır. 10.01.2019

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2018/5673, K. 2019/431, 10 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2018/5673
Karar No
2019/431
Tarih
10 Ocak 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/5673 K.2019/969
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2018/5674 K.2019/2056
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/5675 K.2019/207
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2018/5676 K.2018/8527
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2018/5676 K.2019/2059
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2018/5676 K.2019/48

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.