KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2019/10867 E., 2020/15578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nın 268. maddedeki suçun oluşması için öncelikle, fail tarafından işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir. Başka deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268. maddedeki eylemin failinin aynı kişi olması zorunludur.
İşlenmiş olması gereken suçun kasıtla veya taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değerlendirilmemektedir.
Maddedeki ifade biçiminin hatalı olduğu söylenebilir ise de, mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlememiş bulunduğunun anlaşılması halinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268. maddedeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunilik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Bu tür eylemlerde 206. maddenin uygulanması gereklidir.
Hırsızlık suçundan verilen ve kesinleşen beraat kararı karşısında hukuken sanığın işlediği bir suç bulunmadığının kabulünde zorunluluk bulunduğu halde kolluk görevlisine (düzenlenecek bir belgeye esas olarak) beyanda bulunurken, başkasına ait kimliği veya bilgileri kullanma eylemi 268. maddeyi değil 206. maddedeki suçu oluşturmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında sanığın hırsızlık suçundan hakkında başlatılan soruşturmada, mağdur ...'e ait kimlik ile bilgileri emniyet görevlilerine beyan ettiği olaya ilişkin, sanık hakkında hırsızlık suçundan Antalya 11 Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2014 tarih, 2014/475 E. ve 2014/614 K. sayılı kararı ile delil yokluğundan beraat verildiği, bu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla sanığın "işledikleri bir suçtan" söz edilemeyeceği cihetle TCK.nın 268. maddesinde tanımlanan suçun unsurları oluşmayıp sanığın TCK.nın 206. maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2019/10867, K. 2020/15578, 15 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama