KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2019/11032 E., 2020/18503 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
243 kelime·1 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nın 268. maddedeki suçun oluşması için öncelikle, fail tarafından işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir. Başka deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268. maddedeki eylemin failinin aynı kişi olması zorunludur.
İşlenmiş olması gereken suçun kasıtla veya taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değerlendirilmemektedir.
Maddedeki ifade biçiminin hatalı olduğu söylenebilir ise de, mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlememiş bulunduğunun anlaşılması halinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268. maddedeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunilik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Ayrıca kimliği kullanılan kişinin hakkında soruşturma yapılması mümkün olması yani, gerçek ve sağ bir kişi olması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında sanık hakkında Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/680 Esas, 2016/90 sayılı dosyasında müştekinin kimlik bilgilerini kullanarak TCK'nın 141/1, 143/1. ve 35. maddeleri uyarınca yargılamanın yapıldığı müşteki hakkında beraat kararı verilerek sanık hakkında suç duyurusunda bulunulması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 141. maddesinde yer alan suç yönünden soruşturma ve kovuşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2019/11032, K. 2020/18503, 16 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama