KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2019/12788 E., 2020/17995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nın 268. maddesindeki suçun oluşması için öncelikle, fail tarafından işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir. Başka deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268. maddedeki eylemin failinin aynı kişi olması zorunludur.
İşlenmiş olması gereken suçun kasıtla veya taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değerlendirilmemektedir.
Maddedeki ifade biçiminin hatalı olduğu söylenebilir ise de, mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlememiş bulunduğunun anlaşılması halinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268. maddedeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunilik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Bu tür eylemlerde 206. maddenin uygulanması gereklidir.
Bu açıklamalar ışığında; sanığın 6136 sayılı Yasaya aykırılık, tehdit ve hakaret suçlarından hakkında başlatılan soruşturmada, mağdur ...'a ait kimlik bilgilerini kullanması nedeniyle adı geçen adına belgeler düzenlenmesi sonrasında, mağdurun şikayeti üzerine ve kolluk araştırması sonucunda gerçek kimlik bilgilerine ulaşıldığı somut olayda; sanık hakkında UYAP sisteminden yapılan inceleme ve dosya kapsamından 6136 sayılı Yasaya aykırılık, tehdit ve hakaret suçlarından yürütülen adli soruşturma veya kovuşturmanın akıbetine dair bilgi veya belge bulunmadığı,
bu suçlara ilişkin soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi veya kamu davası açılmışsa yargılama sonucunda beraat kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde sanığın "işlediği bir suçtan" söz edilemeyeceği cihetle TCK.nın 268. maddesinde tanımlanan suçun unsurları oluşmayıp, TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılması gerektiğinin anlaşılması karşısında;
soruşturma veya kovuşturmanın akıbeti araştırılıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2019/12788, K. 2020/17995, 5 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama