KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2019/13810 E., 2019/11624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli mala zarar verme, hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet, beraat
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Somut olayda, sanık savunması, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın mağdur jandarma görevlilerine küfür ettiğine ilişkin bir kaydın bulunmadığı, sanığın kelepçesinin ayarlanması sırasında söylediği ''sıkın lan sıkın aferin, zaten başka birşeyden anlamazsınız" şeklinde ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin ise mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2019/13810, K. 2019/11624, 1 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama