KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2019/16044 E., 2020/20277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının "Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma" yerine "iftira'' olarak yazılması,
2- Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında aynı mağdura yönelik aynı suç tarihli benzer eylemi nedeniyle hakkında İstanbul (Kapatılan) 63. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/504 Esas sayılı dosyasında ve 03.11.2010 tarihinde gerçekleştirdiği benzer eylemi nedeniyle İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/512 Esas sayılı dosyasında dava açıldığının tespit edilmesi,
mağdurun aşamalarda, sanığın ilk olarak 23.04.2010 tarihinde uyuşturucu kullanırken yakalandığından kimlik bilgilerini kullandığını, sanığın bu şekilde kimlik bilgilerini kullanması nedeniyle İstanbul (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/4110 Esas, İstanbul (Kapatılan) 36. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/60 Esas, İstanbul (Kapatılan) 38. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1296 Esas,
ve İstanbul (Kapatılan) 22. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/459 Esas sayılı dosyalarında hakkında kamu davası açıldığını beyan etmesi ve bu dosyaların taraf ve akıbetlerine ilişkin belgelerin tamamının denetime elverişli olacak şekilde aslı veya onaylı suretlerinin dosya içeriğinde bulunmaması karşısında, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçu bakımından mükerrer cezalandırmanın önlenmesi bakımından, sanık hakkındaki söz konusu dosyaların getirtilerek dosya içine konulması, derdest olmaları halinde birleştirilip;
suç ve iddianame tarihleri nazara alınarak aynı mağdura karşı olan eylemi arasında hukuki ve fiili kesinti bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra ayrı suç mu oluşturduğu, yoksa zincirleme suç nedeniyle TCK.nın 43. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tespiti ve dava dosyasının kesinleşmiş olması halinde ise
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2019/16044, K. 2020/20277, 23 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama