İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/8578 K.2021/3663

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2019/8578Karar2021/3663Tarih9 Mart 2021Okuma6 dk · 1.246 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2019/8578 E., 2021/3663 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mart 2021
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.246 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz süresinin 1412 sayılı CMUK.nın 310. maddesine göre bir hafta olduğu halde, yerel mahkemece temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilerek yasa yoluna başvuru süresinde sanığın yanıltıldığının anlaşılması karşısında, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanık ... ile temyizdışı sanık ...'in suç tarihinde onbeş yaşından küçük ve rızası hukuken geçersiz mağdure Melis ile İsmigül'ü cebir tehdit veya hile olmaksızın alıkoyduğu tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, eyleminin iki mağdureye yönelik işlenmesi nedeniyle sanığın iki kez TCK.nın 109/1, 3-b, maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde TCK'nun 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan mahkumiyet hükmü kurulması

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2021 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu en temel insan haklarından biri olan ve Anayasa’nın 19. maddesinde düzenlenmiş ‘’kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını’’ koruyucu bir suçtur. Anayasa’nın 19. maddesinde “Herkes kişi hürriyeti ve

güvenliğine sahiptir” hükmü yer almaktadır. Anayasada Temel Hak ve Hürriyetler esas, kısıtlamalar istisnadır ve bu istisnaların da yazılı hukuk kurallarında açıkça gösterilmesi gerekir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 1. maddesinde ceza kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini .... korumak, suç işlenmesini önlemek, hükmü yer almıştır. Bu maddeden de anlaşılması gereken kişi hak ve özgürlüklerinin kanunda aksi gösterilmemişse korunmasının Kanunun ana amaçlarından biri olduğu olduğu anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 13. maddesinde; yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davrama yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir hükmü,

Aynı Kanunun 16/1. maddesinde; ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir hükmü yer almaktadır.

Ceza Genel Kurulunun 11.03.2008 tarihli 5-253/52 nolu kararına göre, bu maddede geçen kişiye sıkı sıkıya bağlı olan haklar Medeni Kanunda tek tek sayılmamakla birlikte genel olarak öğretide kişinin sadece kendisinin kullanabileceği başkasına devredilemeyen ve miras yoluyla geçmeyen haklar olarak açıklanmaktadır. Bu tür haklar insanın kişiliğini yakından ilgilendirdiğinden bunların kullanılmasına karar verme yetkisi başkasına bırakılmamıştır.

Bir kişinin bir yere gitme veya bir yerde kalma hürriyeti elbetteki kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak ve hürriyetidir. Dolayısıyla bu konuda herhangi bir kimseden izin almalarına gerek yoktur.(Ceza Genel Kurulunun 11.03.2008 tarihli 5-253/52 nolu kararına göre)

Yine aynı Kanunun kişiliğin korunması üst başlıklı 23. maddesinde kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez. Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlâka aykırı olarak sınırlayamaz hükmü yer almaktadır. Maddeden de anlaşılacağı üzere kişilerin hürriyeti temel olup bunlardan kişinin tamamen vazgeçmesi dahi söz konusu olamaz.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 26. maddesinde, hakkını kullanan kimseye ceza verilmez. Kişinin üzerinde mutlak suretle tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez, hükmü yer almaktadır. Kişinin bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinin kişinin mutlak suretle tasarruf edebileceği bir hakkı olduğu konusunda şüphe yoktur.

Ceza hukukunda rızaya ehliyet yaşının kanunlarda ayrıca belirlendiği haller dışında anlama yeteneğine sahip her kişinin rızaya ehil olduğu kabul edilmektedir. Kural olarak vazgeçtiği hakkın anlamını, kapsamını ve önemini algılayabilecek durumda olan kişinin gösterdiği rızanın geçerli olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Kişi hürriyetini sınırlama suçu bakımından kanun koyucunun rıza ehliyeti konusunda belirlediği bir yaş sınırı bulunmamaktadır. Buna göre hürriyeti

sınırlamanın cinsel amaçlı olarak işlendiği hallerde dahi algılama yeteneğine sahip küçüğün rızası fiili suç olmaktan çıkaracaktır.(Koca ve Üzülmez. Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara-2019, s:452) Kişi hürriyetinin sınırlanması suçunda ilgilinin rızası bakımından algılama yeteneğine sahip olmanın dışında herhangi bir ölçüt temel alınamaz.

Zira bir kişinin işlediği fiilleri hukuken tanıyıp buna geçerli sonuçlar bağladıktan sonra (12-15 yaş aralığında olup işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği bulunan çocukların indirimli ceza ile cezalandırılmaları) bir hak ve özgürlüğü kullanma söz konusu olduğunda bunu başkalarının onayına bağlı tutmak bir çelişki arz etmektedir.(Artuk, Gökçen ve Diğerleri, Ceza Hukuku Özel Hükümler s:437) 12-15 yaş aralığındaki bir çocuk Anayasa’da güvence altına alınan kişi hürriyetine sahip olduğundan,

kişinin bir hakkkını kullanmasından dolayı hukuka aykırı olmayan ve rızasının olduğu bir husustan dolayı başkasına ceza verilemez.

Mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 188. maddesinde 12 yaşını doldurmuş olup henüz 15 yaşını doldurmayan çocukları kendi rızasıyla da olsa anne ve babasının yanından kaçıran veya çocuğun rızasıyla hukuka aykırı olarak yanında tutan kişinin bir seneye kadar hapis cezasıyla mahkum olacağına ilişkin hüküm yer almaktayken 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda bir karşılığı yoktur.

Bu da göstermektedir ki 765 sayılı TCK döneminde unsurları gösterilen bu suç yeni TCK döneminde suç olarak kabul edilmemiştir. Zira 765 sayılı TCK.nın 108. maddesindeki bu suçun unsurlarının bir tanesi de suçun mağduru olan çocuğun 12-15 yaş aralığında olmasıdır. 5237 sayılı TCK.da bu yaş aralığındaki çocukların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun mağduru olarak kabul edildiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.

5237 sayılı TCK.nun 234. maddesindeki çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu ile 109. maddedeki Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçu birbirine benzemektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 234. maddesinin 3. fıkrasında kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terke eden çocuğu rızasıyla da olsa, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan kişinin şikayet üzerine cezalandırılacağı hükmü yer almaktadır.

Burada dikkat edilmesi gereken husus suçun konusu olan çocuğun evi terk etmiş olması gerekir. Evi terk etmekle bir daha evine dönmemek üzere oradan ayrılmayı, başka bir ifadeyle süreklilik arz eden bir ayrılmayı anlamak gerekir. Burada korunan hukuki değer, aile düzeni ve velayet hakkıdır. Dolayısıyla bu fıkraya göre bir failin cezalandırılabilmesi için suça konu olan çocuğun evi terk etmiş olması, terk iradesinin bulunması gerekir.

Bu çocuğu rızasıyla da olsa eğer fail ailesini ve yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmuşsa bu maddenin 3. fıkrasınca cezalandırılır. Zira bu fıkraya göre çocuğun rızası hukuken geçersizdir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/2. maddesinde 15 yaşını tamamlamamış olan çocukların cinsel istismar suçunun mağduru olmaları durumunda bu çocukların rızaları geçerli değildir. Kanun koyucu bu madde ile 15 yaşından küçük çocuklara karşı işlenen cinsel istismar suçunda rızası olsa bile rızalarının geçersiz sayılacağını kabul etmiştir. Ancak kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma suçu açısından böyle bir rızayı geçersiz sayma hali bulunmamaktadır.

TCK.nın 103/2. maddesindeki çocuğun rızasının geçersiz sayılmasına ilişkin yasa hükmü genişletilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna kıyas yoluyla uygulanamaz. Zira ceza kanunlarında kıyas yapmak yasaktır. TCK.nın 2. maddesinde kıyasın yasak olduğu belirtilmiş olup suç ve ceza içeren hükümlerin kıyasa yol açacak biçimde yorumlanamayacağı hükmüne yer verilmiştir. Doktrinde benzer görüşü savunan yazarlar da mevcuttur.

(Bayraktar-Kiziroğlu ve diğerleri Özel Ceza Hukuku s:83. Artuk-Gökçen ve diğerleri Ceza Hukuku Özel Hükümler s:437. Koca ve Üzülmez Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler Ankara 2019 s:452. Özbek ve diğerleri Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler S:435. Tezcan ve diğerleri Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku s:468,469)

Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, suça konu olayda suç tarihinde yurttan kaçan mağdurelerle sanıkların parka tanıştığı, mağdurelerin sanıklara aileleri ile aralarının iyi olmadığını, bu nedenle evden kaçtıklarını söyledikleri, sanıkların mağdurelere evlerine dönmeleri gerektiğini söylemelerine rağmen mağdurelerin üvey anneleri tarafından kendilerine kötü davranıldığını belirtip birkaç gün idare edin demeleri karşısında mağdurelerin 3 gece sanıkların arabalarında birlikte oturarak sabahladıkları, sanıkların mağdurelere yönelik suç teşkil eden bir eylemde bulunmadığı ve mağdurelerin sanıklardan şikayetçi olmadığı olayımızda;

kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, 12-15 yaş aralığında olup vazgeçtiği hakkın mahiyetini ve işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilen mağdurelerin bir yere gitmek veya bir yerde kalmak özgürlüğü bulunduğundan mağdurelerin açıkladığı rızası dahilinde işlenen fiilden dolayı faillere ceza verilmemesi gerektiği kanaatiyle sayın ekseriyetin görüşüne katılmıyorum. 09.03.2021

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2019/8578, K. 2021/3663, 9 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2019/8578
Karar No
2021/3663
Tarih
9 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/8580 K.2021/2936
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/8581 K.2021/3170
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/8585 K.2021/4612
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/8587 K.2021/3157
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/8589 K.2021/4620
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2019/8592 K.2021/2845

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.