İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/9817 K.2019/7380

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2019/9817Karar2019/7380Tarih22 Mayıs 2019Okuma6 dk · 1.265 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2019/9817 E., 2019/7380 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mayıs 2019
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, eziyet
Hüküm
Mahkumiyet, beraat
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.265 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Gereği görüşülüp düşünüldü:

I- Mahkemenin bozmadan önceki 20.11.2013 tarihli kararı Dairemiz tarafından haberdar edilen ve katılma talebinde bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından her iki sanık yönünden temyiz edildiği, Dairemizce temyiz talebi bu şekilde kabul edilerek bozma kararı verildiği halde yazım hatası nedeniyle sadece sanık ... hakkındaki hükümlerle ilgili ilamın oluşturulduğu bu nedenle sanık ... ile ilgili hükümler Dairemizce incelenemediğinden kesinleştirme işlemi yapılmasının mümkün bulunmadığı, mahkemece verilen kesinleşme şerhleri hukuki değerden yoksun olup sanık ... hakkında kurulan 20.11.2013 tarihli karar kapsamındaki beraat ve mahkumiyet kararları yönünden yapılan temyiz incelenmesinde:

Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın gerekçeli kararın tebliği üzerine hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMUK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Şikayetçi kurumun davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanık ...’ın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 233/1 ve 234. maddelerine aykırı davranılması oybirliğiyle,

Yasaya aykırı, şikayetçi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, adı geçen sanık hakkındaki infazın durdurulmasına, bu hususa ilişkin olmak üzere başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse salıverilmesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,

II- Sanık ...’ün eziyet ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:

1- Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, eziyet suçlarının oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık ... lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

2- Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun bırakılması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizine gelince:

Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

a) Tüm dosya kapsamı, mağdurların aşamalarda değişmeyen beyanları, sanığın savunması karşısında, sanık ve temyiz incelemesi yapılamayan diğer sanık tarafından tehdit edilerek mağdurlar ..., ... ve ...’nin birlikte olay yerine götürülüp alıkonuldukları, mağdurlar ..., ..., ...’in ise, sanıkları ve diğer mağdurları kendi istekleri doğrultusunda ve merak saikiyle hareket ederek takip edip bir müddet izledikten sonra farkedilmeleri üzerine, sanık ve temyiz incelemesi yapılamayan diğer sanık tarafından tehdit edilerek alıkonuldukları, bu itibarla her mağdur grubuna yönelik eylemleri nedeniyle iki kez zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının oluşup oluşmayacağının tartışılmaması,

b) TCK'nın 109/3-f madde ve fıkrasının uygulanması sırasında 1 kat arttırım oranı yanlış değerlendirilerek 4 yıl yerine 3 yıl hapis cezası tayin edilmek suretiyle eksik ceza tayini,

c) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 24.11.2015 gün ve 2014/14-799 Esas, 2015/419 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suçun işlendiği süreyle sınırlı bir zaman dilimi içerisinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurunu oluşturacak ve kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine ulaşmayacak şekilde mağdurun sanık tarafından yaralanmasının etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına mani olmayacağı ve yine.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 08.12.2015 gün ve 2014/710 Esas, 2015/502 sayılı Kararında, soruşturma evresinin suç şüphesinin Cumhuriyet Savcısı tarafından öğrenilmesiyle başlayacağının belirtilmesi ve somut olayda da sanığın, henüz Cumhuriyet Savcısına işlenen suçla ilgili bilgi verilmeden önce mağdurları serbest bıraktığı, daha sonra mağdurların aileleriyle kolluk kuvvetine gelip şikayetçi oldukları tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 110. maddesinin uygulanma alanı bulunup bulunmadığının hükümlerde değerlendirilmemesi,

Yasaya aykırı, sanık ...’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri gereğince BOZULMASINA, 22.05.2019 gününde etkinlik pişmanlıkla ilgili bozma yönünden oyçokluğuyla, diğer hususlarda oybirliğiyle karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

"Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın maddelerinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için:

1- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tamamlanmış olması,

2- Failin mağduru soruşturmaya başlanılmadan serbest bırakılması,

3- Failin, mağdurun şahsına bir zarar vermemiş olması,

4- Failin, mağduru 'kendiliğinden' serbest bırakılması

5- Failin mağduru 'güvenliği bir yerde' serbest bırakmış olması koşullarının tamamının birlikte gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

Uyuşmazlığa konu olayda, diğer koşulların gerçekleştiği konusunda bir duraksama bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi açısından, 'mağdurun şahsına bir zarar verilmemiş olma' ve 'kendiliğinden' serbest bırakma koşulu üzerinde durulmalıdır.

Öğretide, 5237 sayılı TCK'nın 110. maddesinde geçen 'mağdurun şahsına zarar' ifadesinden, mağdurun vücut bütünlüğüne ve cinsel dokunulmazlığına yönelik davranışların anlaşılması gerektiği baskın görüş olarak ortaya konulmuştur. (M. Emin Artuk–... Gökçen–Caner Yenidünya, TCK Şerhi, s. 2887; ... Üzülmez, G.Ü.H.F. Dergisi, yıl: 2007, sayı:1-2, s. 1203-1204; Osman Yaşar-Hasan Tahsin Gökcan–Mustafa Artuç, TCK, C.III, s. 3681)

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2010/6-208 esas-2011/64 karar, 2011/6-419 esas- 2012/216 karar, 2014/1-133 esas-2014/302 karar sayılı kararlarında da aynı hususa işaret edilmiş ve Yargıtay Özel Dairelerince de; mağdurlara karşı cinsel istismarda bulunulması (5. Ceza Dairesinin 25.05.2010 gün ve 11020-3964, 14.12.2006 gün ve 11067-10223 sayılı kararları), mağdurlara cebir ve şiddet uygulanması, mağdurun yaralanmış olması (8.

Ceza Dairesinin 24.03.2010 gün ve 3681-4612, 10.03.2010 gün ve 10347-3644, 25.09.2007 gün ve 6783-6187, 11.12.2006 gün ve 4789-9095 sayılı kararları) hallerinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmayacağı kabul edilmekte ve bu yönde istikrarlı şekilde kararlar verilmekte iken Yargıtay Ceza Genel Kurulu (henüz kararı yazılmayan) 24.11.2015 tarih 2014/799 Esas, 2015/419 Karar sayılı dosyada ve iş bu dosyada önemli genel kurul ve yüksek özel daire kararlarından ayrılarak BTM ile giderebilir nitelikteki yaralanmanın TCK'nın 109/2. maddesinde belirtilen cebir unsurunun içinde kaldığından,

bu nitelikteki yaralanmaların diğer şartlar oluştuğu takdirde TCK'nın 110. maddesinin uygulanmasına engel olmadığına karar verilmiştir.

Ancak yukarıda da izah edildiği üzere gerek öğretideki, gerekse yukarıdaki iki genel kurul kararı öncesi yerleşik hale gelen içtihatlarda TCK'nın 110. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması açısından mağdurun uğradığı ve vücut bütünlüğü ile ruh sağlığına yönelik her türlü zararın 'mağdurun şahsına verilmiş zarar' kavramı içinde değerlendirilmesi gerekir.

Kaldı ki kanun koyucu TCK'nın 109/6. maddesinde; suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanacağı belirtilmiş ancak kanun koyucu iradesi aynı yasanın 110. maddesinde 'neticesi sebebiyle ile ağırlaşmış yaralama hallerinde' deyimi yerine bu kez 'şahsına zararı dokunmaksızın' deyimini tercih etmiştir.

Kanun koyucunun suçun işlenmesi süresinde ve işlenen suçun doğal sonucu olarak oluştuğu kabul edilen BTM ile giderilebilir nitelikteki yaralanmaların TCK'nın 110. maddesi kapsamında değerlendirilmesine ilişkin bir gerekçesi ya da iradesi söz konusu değildir. Aksinin kabulü kanun koyucunun iradesinin önüne geçmek olur.

Kanunun cebiri, 109/2. maddede suçun unsuru sayması tek başına BTM niteliğindeki yaralanmaların aynı kanunun 110. maddesinde belirtilen 'şahsa zarar' kavramı içinde kalmadığı şeklinde yorumlanamaz. Bu genişletici bir yoruma yol açar.

Niteliksiz yaralanmaların TCK'nın 110. maddesinde belirtilen zarar kavramı kapsamı dışında tutulması mümkün değildir. Aksinin kabulü halinde bir kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak amacıyla kaçırma, alıkoyma gibi eylemler sırasında işin fıtratından kaynaklanan yaralanmaların mağdur yönünden doğal ve katlanılması gereken sanık yönünden sorumluluk yaratmayan yaralanmalar olarak kabulü sonucunu doğuracaktır. Oysa zararlar mağdurun isteği ile değil sanığın haksızlık oluşturan hukuka aykırı eylemiyle gerçekleşmiştir.

Yine nitelikli yaralanmalara neden olanlar ile basit yaralama gerçekleştiren ve mağdurları serbest bırakan failler arasındaki adaletsizliğin giderilmesi gerektiği ileri sürülebilirse de bu kez basit de olsa hiçbir zarara neden olmadan mağdurları bırakanlar ile basit de olsa yaralamaya neden olan failler arasında adaletsizlikten bahsedilecektir. Genel Kurulun bu kararının sayın çoğunluk tarafından göz ardı edilen bir hususta, hırsızlığa konu eşya ve para yönünden TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlıkta,

mağdurun tüm maddi zararlarının giderilmesi beklenmekte, kısmi giderme halinde ise mağdurun rızasının aranmasıdır. Kanun koyucunun, mal varlığına yönelik suçlar yönünden tüm zararın tamamiyle giderilmesini (rıza ile kısmen giderme hariç) ararken kişinin vücut ve ruh sağlığı bütünlüğüne karşı gerçekleştirilen bir eylem için basit yaralanmaların etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel görmemesi söz konusu olamaz ve iradesinin bu şekilde yorumlanması yasanın ruhuna aykırıdır.

Bu açıklamalar karşısında mağdurların yaralanmaları nedeniyle TCK’nın 110. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı kanaatiyle sayın çoğunluğun kararına iştirak etmiyorum.22.05.2019

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2019/9817, K. 2019/7380, 22 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2019/9817
Karar No
2019/7380
Tarih
22 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/9819 K.2019/6305
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/9824 K.2019/7939
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/9825 K.2019/7530
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/9837 K.2019/7934
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/9844 K.2019/7711
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/9848 K.2019/6335

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.