KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2021/1122 E., 2023/219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 276 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/644 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca suç kastı bulunmadığından bahisle beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikayetçi sanığın kasıtlı olarak yanlış rapor düzenlediğini belirterek yüklenen suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay, açılan davada bilirkişi olarak görev yapan sanığın kasten gerçeğe aykırı rapor düzenlediği iddiasına ilişkindir. 2. Sanığın düzenlediği 30.12.2014 tarihli raporda, davaya konu dövizin değeri 18.801,79 TL olarak belirtilmiştir. Bilahare alınan farklı bilirkişi raporunda ise bu değerin 52.582,968 TL olduğu tespit edilmiştir. 3. Sanık savunmasında, hesaplamasında maddi hata yaptığını, kendisinden ek rapor istenmiş olsaydı bu yanlışlığı düzeltebileceğini, tarafları tanımadığını, suç kastının bulunmadığını ifade etmiştir.
IV. GEREKÇE
Yurt dışında yaşaması ve kendisine ulaşılamaması nedeniyle mahkemece dinlenilmesinden vazgeçilen şikayetçinin, suçtan zarar gördüğü ve 5271 sayılı Kanun'un 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince
temyize hakkı bulunduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
1. Sanığın kendi bilgi, tecrübe ve yöntemine göre düzenlediği bilirkişi raporunun hatalı olmasının mümkün olduğu, taraflardan herhangi bir menfaat temin ettiğine ve suç kastı ile hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak cezalandırılmaya yeterli kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, şikayetçinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/1122, K. 2023/219, 25 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama