KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2021/12034 E., 2024/502 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/1726 E., 2018/842 K.
- Suç
- 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Red
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2017 tarihli iddianamesiyle, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2018 tarihli kararıyla, sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 7 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Aksaray 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2018 tarihli kararının, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 13.06.2018 tarihli kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, yapılan aramanın usulsüz olduğuna, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 inci maddesi uyarınca cezada indirim yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
Dava konusu olay, sanığın kullandığı aracın yol kontrol uygulamasında durdurulması üzerine, araçta yapılan aramada 18 adet ruhsatsız tabancanın ele geçirildiği iddiasına ilişkindir. Mahkemece, sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek, cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamında yer alan, 08.06.2017 tarihli olay, arama ve el koyma tutanağı, 05.09.2017 tarihli Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nden alınan uzmanlık raporu ile sanığın, satın aldığı suça konu tabancaları satmak için bulundurduğuna yönelik ikrarı birlikte değerlendirildiğinde, yol kontrol uygulamasında durdurulan sanığın, kullandığı araçtan ele geçirilen 18 adet tabancanın 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliğe haiz silahlardan olduğu böylece üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, Mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesinin, 13.06.2018 tarihli kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/12034, K. 2024/502, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama