KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2021/18263 E., 2022/3064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nın 268. maddesindeki suçun oluşması için öncelikle, fail tarafından işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir. Başka deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268. maddedeki eylemin failinin aynı kişi olması zorunludur.
Taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değerlendirilmemektedir.
Mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlememiş bulunduğunun anlaşılması halinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268. maddedeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunilik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Bu tür eylemlerde 206. maddenin uygulanması gereklidir.
Bu açıklamalar ışığında; sanığın, hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan işlem yapılacağı sırada kolluk görevlileri tarafından kimlik bilgileri sorulduğunda kendisini kardeşi olan mağdurun kimlik bilgileriyle tanıtması sonrası parmak izi incelemesi ile sanığın gerçek kimlik bilgilerine ulaşıldığı somut olayda;
sanık hakkında bozma sonrası yapılan araştırmaya göre Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/43214 Soruşturma numaralı dosyası ile her ne kadar bir soruşturma başlatılmış ise de, üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmekle, sanığın "işlediği bir suçtan" söz edilemeyeceğinden TCK.nın 268. maddesinde tanımlanan suçun unsurları oluşmayıp,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/18263, K. 2022/3064, 21 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama