KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2021/1953 E., 2022/17766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakkı olmayan yere tecavüz
- Hükümler
- Beraat
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/5-30 Esas, 2021/17 Karar sayılı kararı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 tarihli ve 241-114 sayılı kararı ile 31.01.2012 tarihli ve 243-7 sayılı kararında 5237 sayılı TCK.da dava zamanaşımının sirayeti konusunda fiile bağlılığı esas alan nesnel ölçütün kabul edildiği, iştirak halinde suç işleyen sanıklardan bir kısmı hakkında verilen mahkumiyet kararının tüm sanıklar için dava zamanaşımını keseceği vurgulanmıştır.
Dolayısıyla objektif bu bağ kapsamında meydana gelen ve dava zamanaşımını kesen nedenlerin kişilerden bağımsız olarak hukuki sonuç doğuracağı ve fiil nedeniyle birleşen tüm şerikler hakkında da geçerli olacağı anlaşıldığından iştirak halinde işlenen suçlarda ortaklardan birisinin savunmasının alınmasının dava zamanaşımının kesilmesi yönünde diğer ortakları da etkileyeceğinin kabul edilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Sanık ... ve sanık ...'ün 5237 sayılı TCK.nın 154/2. maddesinde tanımlı köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, sanık ...'ün savunmasının 20.11.2013 tarihinde alındığı, sanık ... savunmasının alınmadığı, sanık ... hakkında verilen 10.11.2015 tarihli beraat hükmüne kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmediği ancak inceleme tarihine kadar gerçekleştiği gözetilerek yapılan incelemede;
1-Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan savunmasının alındığı 20.11.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış katılanın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak;
yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e ve CMK.nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE,
2-Sanık ... hakkında verilen hükmün temyiz incelemesinde; a-CMK.nın 193/2. maddesi uyarınca fiilin suç oluşturmaması veya suçun yasal unsurlarının gerçekleşmemesi nedeniyle, derhal beraat kararı verilmesi dışında, sanığın ifadesinin sonuca etkili olduğu, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması saptanmadan beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin, usulüne uygun biçimde savunması alınmadan ve delil değerlendirmesi de yapılarak sanık hakkında yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
b-Dosya kapsamında yapılan keşifte suça konu duvarın Tescil harici alanda kaldığının belirlenmesi iddianame anlatımında suça konu yerin ... Müdürlüğünden kiralanan orman yolu olduğunun belirtilmesi karşısında; ... Hazinesi ve ...
Müdürlüğü'nün davaya dahil edilip dava konusu yerde teknik ve mahalli bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılarak suça konu tescil harici alanın köy sınırları içinde kalıp kalmadığı köy sınırları içinde kalıyorsa söz konusu köy muhtarlığınında davaya dahil edilip suça konu tescil harici alanın öteden beri köylünün ortak kullanımına bırakılmış mera, harman yeri,
yol ve sulak gibi yerlerden olup olmadığı yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklardan da sorularak suça konu yerin vasfı kesin biçimde saptanıp suça konu duvarın sanık tarafından yapılıp yapılmadığı da tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi;
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/1953, K. 2022/17766, 28 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama