KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2021/338 E., 2023/6623 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/620 E., 2016/454 K.
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve basit yaralama suçlarını işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümle, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (e) bendi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 7 ay 10 gün yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hakkında hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'nın temyiz isteği; 1. Mağdurenin rızasına aykırı eylemde bulunmadığına, 2. Suçu işlediği sabit görülse dahi etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, Vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ...'in aralarında fiili ayrılık bulunan ancak resmiyette eşi olan katılanı, yeğeninin ve müşterek çocuklarının yanında ele geçirilemeyen silahı kullanarak kaçırması, daha sonrasında dere boyuna ve parka götürerek mağduru sabaha kadar yanında zorla tutması, katılanın bacaklarındaki ağrı nedeniyle hastaneye gidilmesi ve katılanın güvenlik görevlilerinden yardım istemesi üzerine sanığın katılanı Basit Tıbbi Müdahale ile giderilebilecek düzeyde yaralayarak orada bırakıp kaçmasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Müşteki ile sanığın olay tarihinde evli fakat fiilen ayrı oldukları, olay günü sanığın eşi olan müştekiyle yolda karşılaştıktan sonra ele geçirilemeyen silahla müştekiyi önce dere boyuna sonrasında da sabaha kadar geçen sürede parkta zorla yanında tuttuğu, müştekinin bacaklarındaki ağrı nedeniyle hastaneye gitmek istemesi üzerine hastaneye gitmeleri, müştekinin hastane güvenliğinden yardım istemesi üzerine;
sanığın müştekiyi, kendi rızasıyla güvenli bir yere bırakmak suretiyle değil Basit Tıbbi Müdahale ile giderilebilecek düzeyde yaralayarak kaçması olayında müştekinin ve müşteki anlatımlarını doğrular tanık beyanı, sağlık raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olduğu, sanığın suç kastının var olduğu anlaşılmakla kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/338, K. 2023/6623, 26 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama