KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2021/4906 E., 2023/7837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/432 E., 2016/206 K.
- Suç
- Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. İstanbul (Kapatılan)80. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, 1. Eksik inceleme ile karar verildiğine, 2. Samimi şekilde ikrarda bulunmasına rağmen, Mahkemece alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin olunduğuna, 3. Cezanın kendisini mağdur edeceğine, Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanık ile arkadaş olan mağdurun, olay gecesi araçta alkol aldıkları sırada, mağdurun yeni almış olduğu kredi kartına şifre belirlemek için sanıktan yardım istediği, birlikte suça konu kredi kartına şifre belirledikleri, ardından mağdurun kredi kartını torpido gözünün üstüne bıraktığı, bir süre sonra sanığın, mağdurdan habersiz olarak kredi kartını alıp araçtan ayrıldığı, aynı gece on dakika ara ile iki farklı şubeden toplamda 1.500,00 TL nakit avans çektiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın, mağdura ait kredi kartını onun bilgisi ve rızası dışında bulunduğu yerden alması eyleminin ayrıca hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilerek, bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi nazara alınarak, hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanığın aynı gün içerisinde, on dakika ara ile iki farklı şubeden mağdura ait kredi kartından para çektiği anlaşılmakla, şartları oluştuğu halde, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Mahkemece, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hak yoksunluklarına ilişkin bir karar verilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
4. Adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca infaz aşamasında res'en uygulama yapılabileceğinden, hüküm fıkrasındaki “...taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesine,” hususuna ilişkin ihtaratın infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5. Mahkemece, temel cezanın, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar, sanığın güttüğü amaç ve saiki ile özellikle kastının ağırlığı nazara alınarak, alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinde, 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61 inci maddelerine aykırılık görülmemiştir.
6. Tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik kararda bir isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/4906, K. 2023/7837, 24 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama