KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2021/7831 E., 2023/10518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/591 E., 2016/496 K.
- Suçlar
- Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) hükümleri gereği temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve retlerini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanıkların, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılmaları talep olunmuştur. 2. Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2016 tarihli, 2015/591 Esas, 2016/496 Karar sayılı kararı ile sanıkların, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri
Atılı suçu işlememesine rağmen sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ...'ın Temyiz Sebepleri
Hakkında verilen cezanın haksız olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, olay tarihinde, sanıkların işlettikleri çağrı merkezi tarafından kullanılan 0212 *** ** 20 numaralı telefondan aranan katılana, "Tüketici haklarından aradığı, kendisinden kesilen 800 TL sağlık kesintisinin iade edileceği" söylenerek kart bilgileri ve telefonuna gelen şifrenin alındığı, akabinde karttan 384,56 TL lik harcama yapıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Katılana ait Ziraat Bankası 4446 **** **** 4043 numaralı kredi kartından, Deva İletişim Hizmetleri adlı iş yerinden mail order yöntemi ile, 3D şifre kullanılarak 384,56 TL'lik harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve yazışmalar dosyada mevcuttur.
3. Deva İletişim Hizmetleri adlı iş yeri muhasebecisi G.A hazırlık aşamasında alınan ifadesinde, işlemin C.İ'nin yetkili olduğu Sergem Ticaret tarafından yapıldığını belirtmiştir.
4. Sanıkların benzer eylem nedeni ile yargılandıkları Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/796 Esas, 2017/489 dosyasında tanık olarak ifadesi alınan C.İ "Sanal post cihazını sanık ...'in kullandığını" beyan etmiştir.
5. Aramayı gerçekleştiren "0212 *** ** 20" numaralı hattın A.E adına kayıtlı olduğu ancak sanıkların işlettikleri Berke Danışmanlık isimli iş yerinde kullanıldığı tespit edilmiştir.
6. Erişim sağlayan 85.106.133.71 IP numarasının, A.B adına kayıtlı olduğu tespit edilmiş ve A.B hazırlıkta alınan ifadesinde "İnterneti bir dönem çağrı merkezi işleten üst komşuları sanık ... ile ortak kullandıklarını" beyan etmiştir.
7. Sanık ... müdafii, 13.11.2015'de müştekiye PTT kanalı ile 385,00 TL ödeme yapıldığına dair makbuzu dosyaya sunmuştur.
*Sanıklar, Ekim 2014 tarihinde işlenen benzer başka bir eylemden dolayı yargılandıkları Mustafa Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/91 Esas, 2017/79 Karar sayılı dosyasında alınan savunmalarında, "Şirketi beraber çalıştırdıklarını, ortak olduklarını" beyan etmişlerdir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Müdafii ve Sanık ...'ın Temyiz Sebepleri Yönünden;
Dosyadaki olgular ve katılanın beyanları birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde 0212 *** ** 20 numaralı telefondan aranan katılana, "Tüketici haklarından aradığı, kendisinden kesilen 800 TL sağlık kesintisinin iade edileceği" söylenerek, Ziraat Bankası 4446 **** **** 4043 numaralı kredi kartı bilgileri ile telefonuna gelen şifrenin alındığı, akabinde karttan, Deva İletişim Hizmetleri adlı iş yerinden mail order yöntemi ile, 3D şifre kullanılarak 384,56 TL'lik harcama yapıldığı, aramayı gerçekleştiren "0212 *** ** 20" numaralı hat başkası adına kayıtlı ise de, sanıkların işlettikleri Berke Danışmanlık isimli iş yerinde kullanıldığı,
yine işlemler için erişim sağlayan 85.106.133.71 IP numarasının, A.B adına kayıtlı olduğu ancak A.B'nin hazırlıkta alınan ifadesinde "İnterneti bir dönem çağrı merkezi işleten
üst komşuları sanık ... ile ortak kullandıklarını" beyan ettiği, yapılan araştırmalar neticesinde, Deva İletişim Hizmetleri adına harcama yapan yerin işletmecisi C.İ olan Sergem Ticaret olduğu ve C.İ'nin, sanıkların benzer eylem nedeni ile yargılandıkları Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/796 Esas, 2017/489 dosyasında tanık olarak ifadesinde "Sanal post cihazını sanık ...'in kullandığını" belirttiği sabittir.
Günümüzde çağrı merkezi veya danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek,
yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanık ve temyiz dışı sanıkların benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, adı geçen Berke Danışmanlık isimli şirketin de bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, sanıklar her ne kadar savunmalarında "Olay tarihinde şirket yetkilisinin diğer sanık olduğunu" beyan ederek birbirlerini suçlamış iseler de.
Ekim 2014 tarihinde işlenen benzer başka bir eylemden dolayı yargılandıkları Mustafa Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/91 Esas, 2017/79 Karar sayılı dosyasında alınan savunmalarında, "Şirketi beraber çalıştırdıklarını, ortak olduklarını" ifade ettikleri, ayrıca sanık ... müdafii tarafından sunulan sanıkların imzasını içerir devir sözleşmesinin, adi yazılı şekilde hazırlanması itibariyle hukuken geçerli olmadığının ve sorumluluğu ortadan kaldırmayacağının da sabit olduğu anlaşılmakla, mahkemenin,
sanıkların aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek atılı suçu işledikleri yönündeki kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Diğer Yönlerden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine ancak;
Sanık ... müdafiinin, 17.11.2015 tarihli mazeret dilekçesi ekinde, 13.11.2015'de müştekiye PTT kanalı ile 385,00 TL ödeme yapıldığına dair makbuz sunması karşısında, PTT ile gerekli yazışmalar yapılarak yatırılan paranın alıcıya ödenip ödenmediğinin, ödenmedi ise akıbetinin sorulması, ödemenin gerçekleşmemesi durumunda, etkin pişmanlık iradesini ortaya koyan sanıklara, mahkeme aracılığı ile zararı gidermeleri için uygun süre verilmesi ve tespit edilecek sonuca göre sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V.KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/7831, K. 2023/10518, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama