KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2021/9140 E., 2024/456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/568 E., 2016/190 K.
- Suçlar
- Hakaret, cebir tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında diğer temyiz dışı sanık ve suçlarla birlikte cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Ağrı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2016 tarihli kararı ile sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçuna teşebbüsten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen hapis cezasının ertelenmesine, hakaret suçundan düşme, tehdit suçundan ise mahkumiyet ve erteleme kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği sadece kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçuna ilişkin olup, sanığın duruşmadaki ifadesinde, inceleme dışı diğer sanık ...'in, mağduru "bin arabaya" diyerek iteklediğini söylediği dikkate alındığında eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi ve beşinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturacağı cihetiyle bu maddelerden ek savunma verilmesi suretiyle cezalandırılması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanık ... ile mağdurun eski sevgilisi olan inceleme dışı diğer sanık ...'in araçla seyir halindeyken mağduru yanında başka bir erkek şahısla görmeleri üzerine, Fatih'in aracı durdurduğu ve inerek mağduru zorla araca bindirmeye çalıştığı, bu sırada mağdurun yanındaki şahsın müdahalesi ve mağdurun bağırması üzerine eylemini tamamlayamadan araca binerek uzaklaşmak zorunda kaldığı, bu esnada sanık ...'in de eylemi önlemeye ilişkin bir davranışı veya söylemi olmamasına göre iştirak halinde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
İnceleme dışı sanık ...'in, olay anında mağduru iterek araca bindirmeye çalıştığı sırada sanık ...'in aracın şoför koltuğuna geçerek suça iştirak ettiğinin, mağdurun ve mağdurun yanında bulunan tanık V.Y. nin beyanları ile sabit olduğunun anlaşılması karşısında, sanık ...'in iştirak halindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan zorla kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçun teşebbüs suçunu oluşturacağı dikkate alınmaksızın aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanığın cinsel saikle hareket ettiğine ilişkin bir eylem veya söylemi olmaması nedeniyle, Tebliğname'nin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109. maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğine ilişkin görüşüne iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/9140, K. 2024/456, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama