İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/3197 K.2024/3035

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305…

Esas2022/3197Karar2024/3035Tarih3 Nisan 2024Okuma12 dk · 2.361 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2022/3197 E., 2024/3035 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2024
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2021/157 E. 2022/307 K.
Hükümler
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.361 kelime·12 dk okuma·8 bölüm

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Ayrı ayrı hükmolunan ceza miktarlarına göre, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2011 tarihli iddianamesi ile, sanığın katılanlar ........, (........) ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle kasten yaralama ve görevi kötüye kullanma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi (iki kez) ile 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca; katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle aynı tarihli iddianame ile görevi kötüye kullanma suçundan aynı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. Her iki dava dosyasının Burhaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinde birleştirilmesine karar verilmiştir.

2. Burhaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli ve 2014/6 Esas, 2015/441 Karar sayılı kararı ile sanığın katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan beraatine, katılan ... Çelik'e yönelik kasten yaralama suçundan.

5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, katılanlar ...ve ...'a yönelik görevi kötüye kullanma suçundan.

5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, katılan ...'e yönelik görevi kötüye kullama suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Kararın sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/5505 Esas, 2021/361 Karar sayılı ilamı ile ".... Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, kişinin kendi irade ve isteği doğrultusunda uygun yere gitmesi veya o yerde kalmasının engellenmesi suretiyle işlenebilen bir suç olması göz önüne alındığında, sanığın eylemlerinin, talim ve terbiye sınırlarını aşarak, her bir mağdura karşı kül halinde cebir, tehdit ile kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, çocuk durumda bulunan kişiye karşı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Burhaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2021/157 Esas, 2022/307 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (d) ve (f) bentleri ile aynı Kanun'un 62 nci maddeleri uyarınca, katılan sayısınca üç kez 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık müdafiinin temyiz isteği,

1. Sanığın suç kastının bulunmadığına,

2. İddianamede kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan açılmış bir dava bulunmadığından sanığa 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi gereğince ek savunma hakkı verilip ona göre karar verilmesi gerekirken bu hususa uyulmamasına,

3. Burhaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin Yargıtay tarafından verilen bozma kararı öncesinde katılan ...'ya karşı yaralama suçundan verilen 3.000,00 TL adli para cezası ile katılanlar Safiye ve Feriha'ya karşı görevi kötüye kullanma suçundan verilen 3.000,00 TL'lik adli para cezaları kesin olarak verildiğine, bu nedenle yeniden yargılama sonucu katılan ...'ya karşı hürriyeti tahdit suçundan verilen hükmün kesin olduğuna temyiz edilemeyeceğine, bozma ilamında katılan ...’e karşı olan temyizden bahsedilmemesine karşın bozma üzerine Burhaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada sanığın katılan ...’e karşı eylemi yönünden de bozma ilamı değerlendirilerek ceza verilmesinin usül ve yasaya aykırı olduğuna,

4. Ceza miktarına ve duruşmalı incelemeye ilişkindir.

B. Katılanlar vekilinin temyiz isteği,

1. Cezanın üst hadden verilmesi gerektiğine,

2. Lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ve diğer nedenlere ilişkindir.

III. OLAYLAR VE OLGULAR

Dava konusu olay, sanığın öğretmen olarak görev yaptığı, katılanların ise bu okulda öğrenci oldukları, 10.05.2011 günü saat 12.10 sıralarında okul çıkışında katılan ...'nin yanında arkadaşları olan tanıklar ......, ve ......, olduğu halde okul bahçesinden dışarıya çıkacakları sırada sanığın katılanın kolundan tutarak ısrarla okuldan başörtülü halde çıkamayacağını belirterek katılanı ittiği ve baş örtüsünü çıkarmasını istediği, katılanın okulun dışında olduğunu belirtip başörtüsün çıkartmayacağını söylemesi üzerine sanığın bu kez katılanı kolundan çekip "git çabuk bunu çıkar yoksa okuldan seni çıkartmam" dediği,

katılan ve arkadaşı ......, 'yi lavaboya gönderdiği, kendisinin de peşlerinden gittiği, okula doğru geldikleri sırada diğer katılan ... ve yanında arkadaşı tanık ......; olduğu halde okulun bahçesinde karşılaştıkları, bu öğrencilerin de başörtülü olmaları nedeniyle sanığın katılan ...'ya başörtüsünü çıkartmasını, bu şekilde okuldan çıkamayacağını, kendisinin izin vermediğini, idareden izin almalarını söylediği,

katılanların okul müdürü tanık ......,'nin yanına çıkıp izin aldıktan sonra müdür odasından çıkacakları sırada sanık ile karşılaştıkları, sanığın çıkmalarına engel olmak istediği ancak katılan ...'nın bir fırsatını bulup odadan çıkarak koridorda yürüdüğü sırada sanığın katılanın arkasından gelerek başörtüsünü çekip çıkarttığı ve iterek kafasını duvara vurduğu ve katılana hitaben "seni bu şekilde çıkartmayacağımı söylemiştim şimdi defol git" dediği, katılan ...'nın doktor raporunda subjektif ağrı dışında tıbbi müdahale gerektirecek harici tramvatik bulgunun tespit edilemediğinin belirtildiği,

Birleşen dosyada, katılan ...'ün 24.03.2011 tarihinde dersler bittikten sonra okul çıkışında tuvalet koridorunda başını örtüp koridordan dışarı çıkacağı sırada sanığın cep telefonu kamerası ile katılanın görüntülerini çekip kolundan tutarak müdürün odasına doğru iteklediği, olay yerine gelen ve tanık olarak dinlenen diğer öğretmenlerin müdahalesi sonucu katılanın okuldan ayrıldığı, sanığın cep telefonu ile çektiği görüntüleri Burhaniye Milli Eğitim Müdürlüğüne gönderdiği ve bu şekilde yüklenen suçu işlediğine ilişkindir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık hakkında katılanlar ... (..........)'ya yönelik eylemler nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesinde: 1. Sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden; 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3.000,00 TL’ye kadar (3.000,00 TL. Dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olması ve kasten yaralama eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olması nedeni ile ve ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği cihetle;

Burhaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin bozma öncesi verilen 27.05.2015 tarihli ve 2014/6 Esas, 2015/441 Karar sayılı kararında sanığın katılan ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan doğrudan 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm hakkında kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmüştür.

Bozma ilamı sonrası, Menderes 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli talimat duruşmasında sanığa, bozma ilamının okunduğu ve bu doğrultuda yeniden beyanına başvurulduğu anlaşıldığından ek savunma hakkının tanınmasına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiş, sanık hakkında bozma öncesi katılanlar ...ve .......,'ye yönelik görevi kötüye kullanma suçundan hükmolunan adli para cezalarının hapisten çevrili olması nedeniyle kesin nitelikte bulunmadığı, ayrıca bozma ilamında sanığın katılan ...'e yönelik eylemi de değerlendirilip bozma kararına dahil edildiği, mahkemece alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulma nedenlerinin karar yerinde gösterildiği ve yeterli görüldüğü anlaşıldığından sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

2. Katılanlar vekilinin temyiz istemleri yönünden;

Mahkemece yasal ve yerinde gerekçeler ile ceza miktarı tayin edilip takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla; katılan vekilinin temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Katılanlar ve tanıkların beyanları ile sanığın kısmi kabule yönelik savunması, bozma ilamı ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde; öğretmen olan sanığın, aynı okulda öğrenci olup 18 yaşından küçük olan katılanlar üzerindeki nüfuzunu kötüye kullanıp, katılanlara karşı cebir kullanarak okul saatleri dışında okuldan çıkmalarına engel olmak suretiyle yüklenen suçu işlediği sabit görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılanlar vekilinin diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Sanık hakkında katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde :

Sanığın, çıkış saatinde okul binasının zemin katında başörtülü halde okuldan çıkmak isterken gördüğü katılan ...'ün kolundan tutup çekiştirerek katılanı müdür odasına doğru iteklediği sırada katılanın yardım istemesi üzerine orada bulunan ve aynı okulda öğretmen olarak görev yapan tanıklar ......, ve ......,'ın müdahalesiyle eylemin sona erdiği ve katılanın oradan ayrılarak evine gittiği olayda, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tamamlanmadığı anlaşıldığından; sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

A. Katılanlar ... ve ...Çelik'e (Özkaya) yönelik eylemler yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Burhaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2021/157 Esas, 2022/307 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, gerekçe bölümünde belirtilen husus dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, Üye ...'ın karşı düşüncesi ile oy çokluğu ONANMASINA,

B. Katılan ...'e yönelik eylem yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Burhaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2021/157 Esas, 2022/307 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Teblignameye aykırı olarak, Üye ...'ın değişik gerekçesi ile ve oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.

(K.D)

KARŞI OY GEREKÇESİ

Dairemiz çoğunluğu ile aramızdaki görüş ayrılığı sanığın eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir.

Ancak; öncelikle usule ilişkin olarak; Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2020/5505 Esas 2021/361 Karar sayılı bozma ilamında, sanık hakkında katılan ...'a yönelik yaralama suçundan verilen beraat kararına, katılan ... Çelik'e yönelik yaralama ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesi yapıldığı belirtilmesine karşın, son paragrafta sanığın her bir mağdura karşı eylemlerinden söz edilmek suretiyle, bozma kararı verildiği, dolayısı ile çelişki yaratıldığı görülmektedir. Çünkü açıkça, sanığın sadece katılanlar Safiye ve Feriha'ya yönelik eylemlerinden dolayı temyiz incelemesi yapıldığı belirtilmiştir.

Esasa ilişkin görüş ayrılığımıza gelince:

Olay tarihinde okullarda baş örtüsü yasağı olduğu, öğretmen olan sanık ...'nun görev yaptığı okulda bazı öğrencilerin okul içerisinde başörtüsü ile dolaştıklarını gören sanığın, olay günü katılan ...'nin arkadaşları ile birlikte okul bahçesinden dışarıya çıkacağı sırada, katılanın kolundan tutarak, okuldan başörtülü çıkamayacağını, başörtüsünü dışarda örtmesi gerektiğini belirterek, ittirmek suretiyle başörtüsünü çıkartması için lavaboya yönlendirdiği, katılanın ise okulun dışında olduğunu belirterek, başörtüsünü çıkarmayacağını söylemesi üzerine,

katılanı kolundan çekip "git çabuk bunu çıkar, yoksa okuldan seni çıkarmam" diyerek katılan ve arkadaşını lavoboya gönderdiği kendisinin de peşlerinden gittiği, bu şekilde yürüdükleri sırada katılan ... ve yanındaki arkadaşı ile karşılaştıkları bu öğrencilerin de başörtülü olmaları nedeni ile, katılan ...'ya da başörtülü olarak okuldan çıkamayacağını, buna izin vermediğini idareden izin almaları gerektiğini söylediği, bu şekilde katılan öğrencileri müdür odasına gönderdiği,

katılanların okul müdüründen izin alıp çıkacakları sırada sanık ile tekrar karşılaştıkları, sanığın bu şekilde çıkmalarına engel olmak istediği ancak katılan ...'nın bir fırsatını bulup çıkarak koridorda yürüdüğü sırada katılanın arkasından gelerek başörtüsünü çekip çıkardığı ve iterek katılanın kafasını duvara vurduğu, "seni bu şekilde çıkarmayacağımı söylemiştim, şimdi defol git" dediği, ayrıca katılan ...'ün de 24.03.2011 tarihinde dersler bittikten sonra tuvalet koridorunda başını örtüp çıkacağı sırada görüntüsünü çekip, müdür odasına doğru iteklediği,

sanığın bu görüntüleri de Burhaniye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne gönderdiği anlaşılmıştır.

Sanığın eylemlerinin bir bütün halinde kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma suçunu oluşturup oluşturmayacağı uyuşmazlığın konusudur. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı Anayasının 19. maddesinde tanınmış olup yine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5. maddesinde bu hakkın kapsamı ve istisnaları düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerdeki amaç kişinin vücut ve hareket serbestesinin güvence altına alınmasıdır. Suç ile korunan hukuki değer bireyin özgür iradesi ile hareket edebilme serbestisinin korunmasıdır. Önemli olan kişinin özgürce hareket serbestesidir.

Ancak, kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma suçunun oluşması için, kişinin hareket özgürlüğü, temadi oluşturabilecek, yani önemli sayılabilecek bir sürede kısıtlanmış olmalıdır.

Bu suçun oluşabilmesi için belirli bir sürenin geçmiş olması gerektiği, fiil ile sonucun hukuken kabul edilebilecek bir zaman müddetince sürmesi gerektiği, özgürlükten yoksun bırakma kavramının anlık olmayan bir süreyi zorunlu olarak içerdiği, fiilin hukuken kabul edilebilecek bir müddet devamının gerektiği, sürenin çok kısa olup olmadığının da somut olayın özelliğine göre hakim tarafından takdir edileceği, doktrinde de Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da yer bulmuştur.(Bknz.

Eren/Danışman/Artuk, s.352. Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2014/9825-2017/5122. Yargıtay CGK. 2014/61-2015/429. Yargıtay CGK. 2017/673-529. Yargıtay CGK. 2019/481-652)

Yukarıdaki anlatımlardan da anlaşılacağı üzere kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma suçu mütemadi suçlardan olup, suçun oluşması için kişinin hareket serbestisinin önemli sayılabilecek sürede kısıtlanmış olması gerekir. Süreklilik göstermeyen anlık sayılabilecek hareketlerle bu suç oluşmayacaktır. Sürenin suçun oluşması bakımından yeterli olup olmadığı konusu somut olayın özelliklerine göre değerlendirilecektir. Burada hareketin ağırlığı, önemi, sürenin çok kısa olup olmadığı olayın özelliklerine göre takdir edilecektir. Olayımızda sanığın eyleminin ağırlık, süre ve nitelik açısından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturacak boyuta ulaşmadığı anlaşılmaktadır.

Olay manevi unsur açısından değerlendirildiğinde ise; sanığın okulda öğretmen olup kastının, olay tarihinde okullarda başörtü yasağının mevcut olması nedeni ile öğrencilerin başörtüsü ile okul içerisinde dolaşmalarını önlemek olduğu açıktır.

Gerek katılan öğrenciyi kolundan tutup lavaboya doğru başörtüsünü çıkarması için götürmesi gerekse başörütüsü ile dışarıya çıkmaya hazırlanan okul bahçesinde dolaşan öğrencileri okul müdürünün odasına yönlendirmeye çalışması şeklindeki eylemlerinin bu amaca yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

Ancak sanığın görevin gereklerinin sınırlarını aştığı, yine başörtüsü ile müdürün odasından çıkan katılan ...'nın başörtüsünü çekip kafasını duvara vurması eyleminin basit yaralama suçunu oluşturduğu konusunda tereddüt yoktur.

Yargıtay CGK.nın 2010/110 Esas 2010/161 Karar sayılı ilamında da belirtildiği şekilde, 5237 TCK. nın 109. maddesinde yer alan düzenleme ile 765 sayılı TCK. nın 179. maddesinde yer alan düzenlemenin suçun unsurları ve suç tipi yönünden aynı oluşu nedeni ile 765 sayılı TCK döneminde geliştirilen içtihatların hala güncelliğini koruduğu doktrinde savunulmaktadır. Bazı yazarlara göre, bu suç yönünden genel kast yeterli değildir; özel kast gerekir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/06/1995 tarih 8/195-225 sayılı kararında da benzer şekilde bu suçun oluşması için yoğunlaşmış ve tasarlanmış bilinçli özgürlüğü kısıtlama özel kastının bulunması gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10/07/1995 tarih 1995/6153-1 1055 sayılı kararında olayda "özel nitelikli yoğunlaşmış doğrudan kast unsuru bulunmadığı" belirtilerek sanığın eylemi memura görevi sırasında mukavemet olarak kabul edilmiştir.

Görüldüğü üzere Yargıtay içtihatlarında bu suçun işlenmesi için özel kast aranmamış ancak genel kastın ise yoğunlaşmış, tasarlanmış, bilinçli olarak bu suça yönelmesi aranmıştır.

Yukarıda belirtilen nedenlerle; Öncelikle Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararında katılan ...'e yönelik değerlendirme yapılmadığı gözönüne alınarak bu yönden temyiz incelemesi yapılması gerektiği, Sanığın katılanlara yönelik eylemlerinin görevi kötüye kullanma, katılan ...'ya yönelik eyleminin ise ayrıca yaralama suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği düşünülmekle çoğunluk görüşüne katılmak mümkün olmamıştır. 03.04.2024

... · Muhalif Üye

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/3197, K. 2024/3035, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olaylar Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. B. Katılan ...'e yönelik eylem yönünden
  9. (K.d)
  10. Karşı Oy Gerekçesi

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3197
Karar No
2024/3035
Tarih
3 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/3200 K.2024/3828
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/3203 K.2024/5907
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/3211 K.2024/2732
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/3231 K.2024/4392
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/3239 K.2024/6081
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/3259 K.2024/6878

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.