KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2022/4113 E., 2024/6687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/44 E., 2021/618 K.
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
732 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2015 tarihli iddianamesiyle sanıklar ...ve... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2017 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli ve 2019/44 Esas, 2021/618 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararlarının kaldırılmasına, sanıkların, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanıkların hile kullanmadıklarına, basit bir yalan söylemeleri nedeniyle suçun hile unsurunun oluşmadığına, sanık ...'nın olay ile ilgisi bulunmadığından atılı suçun birden fazla kişi ile birlikte işlendiğinin mümkün olmadığına, sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, sanıkların savunma haklarının kısıtlandığına, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre; Dava konusu olay, vergi memuru olduğunu söyleyerek mağdur ...'ü arayan sanık ...'in, diğer sanık ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek mağdurun adresine geldikleri, vergi borcu nedeniyle belediyeye gideceklerini söyleyip mağdureyi araca bindirdikleri, aracın başka bir güzergaha yönelmesi üzerine araçtan inmek isteyen mağdureyi indirmedikleri, sanıkların bu şekilde hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince; sanıkların, suç kasıtları bulunmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; "...Her iki sanığın eylem ve fikir birliği içerisinde, eylem ve mağdur üzerinde ortak hakimiyet kurarak eylemi gerçekleştirdikleri, sanık ...'in kendisinin vergi memuru olduğu, mağduru vergi borcu için belediyeye götüreceğini söyleyerek hileli hareketlerle sanıkların mağduru bulunduğu yerden alıp başka yere götürmek suretiyle hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri..." sabit kabul edilerek sanıklar hakkında mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükümleri kaldırılarak mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, mağdur anlatımları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığından, sanıklar müdafiinin, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanıkların hile kullanmadıklarına, basit bir yalan söylemeleri nedeniyle suçun hile unsurunun oluşmadığına, sanık ...'nın olay ile ilgisi bulunmadığından atılı suçun birden fazla kişi ile birlikte işlendiğinin mümkün olmadığına, sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, sanıkların savunma haklarının kısıtlandığına yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli ve 2019/44 Esas, 2021/618 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/4113, K. 2024/6687, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama