KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2022/5258 E., 2024/6686 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/574 E., 2022/454 K.
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2020 tarihli iddianamesiyle sanıklar ... ve Hasan hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 110 uncu maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2021 tarihli kararı ile sanıklar ... ve Hasan hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02.03.2022 tarihli ve 2021/574 Esas, 2022/454 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık ...'ın istinaf itirazları üzerine İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet kararları kaldırılarak sanıklar ... ve Hasan hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; Sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olduğuna, mahkumiyetlerine yeterli delil bulunduğuna, beraatlerine dair kararın esas yönünden kanuna aykırı olduğundan bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ... ile kız arkadaşı olan mağdur ...'nun yemek yemek için Atakum İlçesindeki otele geldikleri, yanlarında diğer sanık ...'ın da bulunduğu, lokanta kısmında oturdukları sırada sanık ...'a gelen bir mesaj nedeniyle sanık ... ile mağdur arasında tartışma çıktığı, tartışma sonrasında dışarı çıktıkları, sanık ...'ın mağduru zorla aracın arka koltuğuna bindirdiği ve sanık ...'ın da aracın şoför mahalline geçip aracı kullanarak olay yerinden ayrıldıkları, sanıkların bu suretle cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; "...Suç tarihinde mağdur-sanık ... ile mağdur-sanık ... arasında gönül ilişkisi bulunduğu, mağdur-sanık ..., mağdur-sanık ... ve sanık ...'ın bir mekanda oturdukları, ... ile ... arasında ...'ın telefonuna gelen bir mesaj üzerine tartışma çıktığı, ...'nun ...'a çatal attığı, ...'ın yaralanmadığı, mekandan ayrıldıkları, tartışmanın büyümesi üzerine ...'ın ...'yu darp ettiği, ...'nun korkarak oradan uzaklaşmaya çalıştığı, gitmek istediği, 155'i aradığı, bu esnada ...'ın ...'yu tekrar tuttuğu, araca bindirmeye çalıştığı, ...'nun imdat diye bağırdığı, şoför koltuğunda sanık ...'ın bulunduğu,
...'ın ...'yu zorla bindirdiği esnada az önce tam olarak konuşamadığı 155 biriminin kendisini aramakta olduğu, ...'nun kendisini korumak için ...'a vurarak müdahalede bulunduğu, bunun üzerine sanık ...'ın aracı durdurduğu, ...'nun araçtan inebildiği olayda;
Mağdur-sanık ... ve sanık ...'ın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu sabit görüldüğünden TCK’nun 37.madde del. 109/2,109/3-b maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmiştir...." şeklindeki gerekçeyle sanıkların birden fazla kişi ile birlikte, cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; "... davaya konu edilen olayda, sanıklardan ... ile mağdur ...'nun duygusal yakınlığı olduğu, olay tarihi günü de diğer sanık ... da olduğu halde yemek yemeye gittikleri, burada sanık ... ile ... arasında ...'ın cep telefonuna gelen mesaj sebebiyle tartışma çıktığı, tartışma akabinde tarafların olay yerinden hep birlikte kalkıp, sanık ...'ın kullandığı araç ile olay yerinden ayrıldıkları, tartışmanın devam etmesi üzerine mağdurun yolda indirildiği,
bunun üzerine mağdurun ihbar hattını arayarak şikayette bulunduğu anlaşılmasına göre, sanıkların her aşamada suçu inkar şeklindeki savunmalarının aksine, mağdur ...'nun hazırlıkta alınan ve yargılama sırasında döndüğü beyanı dışında herhangi bir delil bulunmadığı,
mağdur hakkında alınan doktor raporunun da olayın oluşunu desteklemediği anlaşılmasına göre, sanıklar hakkında başkaca delil elde edilemeyen olayda delil yetersizliği sebebiyle beraat kararı verilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesince suçun sübutunda hataya düşülerek mahkumiyet kararı verilmesinin yerinde olmadığı,..." şeklindeki gerekçeyle sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine dair kararlar kaldırılmış ve atılı suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmadığı kanaatiyle sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluşa ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde sanıklar ile mağdur ...'nun yemek yemek için gittikleri mekanda sanık ... ile sevgili olan mağdur ... arasında çıkan tartışma sonrasında tarafların dışarı çıktıkları ve sanık ...'ın, mağduru, zorla, aracın arka koltuğuna oturttuğu ve sanık ...'ın aracı kullanarak bulundukları yerden ayrıldıkları olayda, mağdure tarafından 155 polis imdatın aranması,
kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanak içeriği, mağdurenin soruşturma aşamasında olayın hemen ardından alınan beyanları, bu beyanlar ve olay örgüsü ile uyumlu doktor raporu, sanıkların savunmaları ve dava dosyası içeriğine göre sanıkların cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerinin sabit olduğu anlaşılmakla, mahkumiyet kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, hükmün kaldırılarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/5258, K. 2024/6686, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama