İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2022/5743 Karar: 2024/6607 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5743 K.2024/6607

8. Ceza Dairesi 2022/5743 E. , 2024/6607 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/2 E. 2021/1299 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık, taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞV

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2022/5743 E. , 2024/6607 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/2 E. 2021/1299 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık, taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞV

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2022/5743 E. , 2024/6607 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/2 E. 2021/1299 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık, taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli kararı ile taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası; 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin usulüne uygun şekilde 08.10.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.08.2022 tarihli ve 2021/26109 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2022 tarihli ve KYB-2022/113686 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2022 tarihli ve KYB-2022/113686 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1) Taksirle yaralama suçu bakımından yapılan incelemede; a- 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin 1. fıkrasına göre, kişinin kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak hak yoksunluğu uygulanacak olması karşısında, taksirle işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasına hükmedilen sanık hakkında anılan Kanunun 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde, b- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/4. maddesinde “kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükmü uygulanmaz” hükmüne yer verildiği, sanığın tekerrüre esas alınan Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2015 tarihli ve 2015/120 esas, 2015/338 sayılı kararının trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna ilişkin olduğu, dolayısıyla kasıtlı suçun taksirli suçta tekerrüre esas alınamayacağı, kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 50/1-f maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasından çevrilen kamuya yararlı işte çalışma seçenek tedbiri olması dolayısıyla 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi anlamında bir ceza mahkumiyeti olmadığı ve tekerrüre esas alınamayacağı nazara alındığında, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2) 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu bakımından yapılan incelemede; Dosya kaspamına göre, tekerrüre esas kabul edilen Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2015 tarihli ve 2015/120 esas, 2015/338 karar sayılı ilâmının, 5237 sayılı Kanun'un 50/1-f maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasından çevrilen kamuya yararlı işte çalışma seçenek tedbiri olması dolayısıyla 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi anlamında bir ceza mahkumiyeti olmadığı ve tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında yer alan Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2017 tarihli ve 2016/306 esas, 2017/215 sayılı kararına konu hapisten çevrili 2.000,00 Türk lirası adli para cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Taksirle yaralama suçu yönünden yapılan incelemede; a) 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, kişinin kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak hak yoksunluğu uygulanacak olması karşısında, taksirle işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasına hükmedilen hükümlü hakkında anılan Kanunun 53 üncü maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, b) 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, kasıtlı suçun taksirli suçta tekerrüre esas alınamayacağı nazara alındığında, hükmolunan cezanın yazılı şekilde mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 2. 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden yapılan incelemede; Hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarihli ve 2015/120 Esas, 2015/338 Karar sayılı kararı ile hükmolunan 2 ay 15 günlük hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) fıkrası uyarınca kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek tedbirine çevrilmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacaktır. Kanun yararına bozma isteminde, Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2017 tarihli ve 2016/306 Esas, 2017/215 Karar sayılı kararının tekerrüre esas olduğu belirtilmiş ise de, söz konusu kararda hükümlü hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 04.04.2018 tarihli ve 2017/2939 Esas, 2018/965 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adli para cezasına kesin olarak karar verildiğinin anlaşılması karşısında, hükümlü hakkında anılan bu kararın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2020/2 Esas, 2021/1299 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; "a) Hükümlü hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü ve 58 inci madde hükümlerinin uygulanmasına ilişkin beşinci ve altıncı fıkraların çıkartılmasına, b) 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümde yer alan 'Bafra 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2015 tarih 2015/120 esas 2015/338 karar sayılı ilamı ile; verilen ve 23.10.2018 tarihinde yerine getirilen 2 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin ilamı' ibaresinin çıkartılarak yerine 'Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 04.04.2018 tarihli ve 2017/2939 Esas, 2018/965 Karar sayılı kararı' ibaresinin yazılmasına" Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla