KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2022/6195 E., 2024/8587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/535 E., 2022/640 K.
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- İstinaf başvurularının esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.504 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2019 tarihli iddianamesiyle sanıklar ... ve Musa hakkında, başka suçla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bendi, 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır.
2. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19.01.2021 tarihli kararıyla sanık ... hakkında mağdur ...' a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin birinci, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında mağdur ...' ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin birinci, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bendi, 62 nci maddesi,
53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında, mağdur ...' a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin birinci, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bendi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında mağdur ...' ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin birinci, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bendi,
39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.11.2021 tarih ve 2021/723 Esas, 2021/1069 Karar sayılı kararı ile; "...5271 sayılı CMK'nın 206, 209, 214, ve 216. maddeleri uyarınca, sanığın sorguya çekilmesinden sonra delillerin ortaya konulması,
hükme esas alınacak delil niteliğindeki belgelerin, beyanların duruşmada ortaya konulup, anlatılıp okunması ve tartışılması gerektiği, aynı Kanun'un 217. maddesinde mahkemece kararın ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırılabileceği, yine aynı Kanun'un 288/2. maddesinde ise bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanmasının hukuka aykırılık oluşturacağı hususlarının açıkça belirtildiği anlaşılmakla;
1) İddianame anlatımı, mağdurların vekil huzurundaki birbirlerini doğrulayan soruşturma beyanları ve mahkeme kabulüne göre, suç tarihinde sanıkların sanık ...'in yönetimindeki araç ile mağdurların yanında durmaları, araçtan sanık ...'nın inerek daha önceden husumetli bulunduğu mağdur ... ... ile yanında bulunan arkadaşı mağdur ...'ı kollarından zorla tutarak araca bindirmesi ve mağdurları ıssız bir yere götürerek, sanık ...'nın mağdur ... ...'ı darp etmesi ve bir süre sonra yanlarından ayrılmaları şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ...'in ... üzerinde diğer sanıkla ortak hakimiyet kurduğu anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 37. maddesine göre müşterek fail olarak cezalandırılması yerine fiile yardım eden sıfatıyla katıldığının kabulüyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
2) Suçu birden fazla kişiyle birlikte işleyen sanıklar hakkında TCK'nın 109/3-b maddesinin tatbik edilmemesi,
3) Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226/2 maddesine aykırı şekilde iddianamede sevk maddesi gösterilmediği halde sanıklara ek savunma hakkı tanınmadan mağdur sayısınca mahkûmiyet hükümleri kurulması,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bölge adliye mahkemesi bozma kararı üzerine yapılan yargılamada, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli kararı ile sanık ... hakkında mağdur ...' a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun' un 37 nci maddesi delaletiyle 109 uncu
maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında, mağdur ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun' un 37 nci maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında, mağdur ...' a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan,
5237 sayılı Kanun' un 37 nci maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında mağdur ...' ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun' un 37 nci maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
5271 sayılı Kanun' un 283 üncü maddesi uyarınca kazanılmış hak mahiyetinde sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusu üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 31.05.2022 tarihli ve 2022/535 Esas, 2022/640 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri;
Mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, teşdiden ceza tayininin hukuka ve kanuna aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanığın suça iştirakinin bulunmadığına, atılı suçu işlemediğine, suç işleme kastının olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksinin kabulü halinde yardım eden olarak kabul edilmesi gerektiğine, somut gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşıldığına, mağdur sayısınca uygulama yapılmadan ... cezanın alt sınırdan tayini ile 5237 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin uygulanabileceğine, re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ...' nın kız kardeşini rahatsız ettiği gerekçesiyle mağdur ...' ı buluşmak üzere çağırdığı, sanık ...' in sevk ve idaresindeki araçla buluşma yerine gittikleri, araçtan sanık ...' nın inerek mağdur ... ve yanında bulunan arkadaşı mağdur ...' yi kollarından tutarak zorla araca bindirdiği, mağdur ...' ı araç içerisinde darp ettiği, boş bir araziye götürüp mağdur ...' a kemerle vurduğu, sanıkların bu suretle cebir, tehdit kullanarak hürriyeti kısıtlama suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; belirli bir yerde yüz yüze görüşme isteğine yönelik sanık ... ile mağdur ...'ın iradelerinin uyuşması sonrasında bahsedilen yere sanık ...'in sevk ve idaresindeki araç ile gidilmesi ile sanık ...'nın mağdurları araca bindirmesi sonrasında hürriyetlerinin sınırlanması eylemlerinde sanık ...'in yönetimindeki araç ile mağdurların yanında durmaları, araçtan sanık ...'nın inerek daha önceden husumetli bulunduğu mağdur ... ... ile yanında bulunan arkadaşı mağdur ...'ı kollarından zorla tutarak araca bindirmesi ve mağdurları ıssız bir yere götürerek,
sanık ...'nın mağdur ... ...'ı darp etmesi ve bir süre sonra yanlarından ayrılmaları şeklinde gerçekleşen olayda, sanıkların birlikte cebir, tehdit kullanarak silahtan sayılan kemerle çocuğa karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sabit kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, mağdur beyanları, sanık savunmaları, adli rapor ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi kararı isabetli bulunmakla, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı,
eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine, sanık ... müdafiinin, sanığın suça iştirakinin bulunmadığına, atılı suçu işlemediğine, suç işleme kastının olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksinin kabulü halinde yardım eden olarak kabul edilmesi gerektiğine,
mağdur sayısınca uygulama yapılmadan ... cezanın alt sınırdan tayini ile 5237 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin uygulanabileceğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle ... hapis cezasında teşdit uygulandığı ve 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği durumlarda ... hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle tayin edilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde bendinde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 31.05.2022 tarih ve 2022/535 Esas, 2022/640 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/6195, K. 2024/8587, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama