Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2022/6676 E. , 2023/1533 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/838 E., 2016/363 K. SUÇ : Yalan tanıklık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 .
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2022/6676 E. , 2023/1533 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/838 E., 2016/363 K. SUÇ : Yalan tanıklık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.01.2013 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında yalan tanıklık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.07.2013 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçtan, 5237 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir. 3. ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 07.04.2016 tarihli kararı ile, sanığın 5 yıllık denetim süresi içinde kasten ... bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına, sanığın yalan tanıklık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın temyiz isteği; beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. B. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın soruşturma aşamasında kollukta "bilgi sahibi" sıfatıyla alınan ifadesine dayanılarak yalan tanıklık suçundan mahkum edilemeyeceğine, kolluğun tanık dinlemeye yetkili kişi ya da kurul olmadığına bu nedenle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, taksirle yaralama olayında sanığın, bilgi sahibi olarak kollukta alınan ifadesi ile müşteki sıfatıyla alınan ifadesinde, aracı kullanan şahıs hakkında farklı beyanlarda bulunmasına ilişkindir. 2. Sanık, soruşturma aşamasında 13.10.2012 tarihinde kollukta "bilgisi alınan" sıfatıyla verdiği ifadesinde "...hastaneye giderken ..., ...'a 'abim kaza yaptı, kaskodan yararlanmak için şoför sen gözükeceksin, korkma, bu sana yol su elektrik olarak döner' dedi..." şeklinde beyanda bulunduğu ancak Cumhuriyet Savcılığında 18.10.2012 tarihli müşteki sıfatıyla alınan ifadesinde ise, bu cümleleri söylemediğini, ifadesini okumadan imzaladığını beyan ettiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinde düzenlenen yalan tanıklık suçunun oluşması için; hukuka aykırı bir fiil nedeniyle soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapılması ya da mahkeme veya yemin ettirerek tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapılması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükmü karşısında tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluk tarafından düzenlenen bilgi alma tutanağındaki beyanlar nedeniyle yalan tanıklık suçu, unsurları itibariyle oluşmayacaktır. 2. Sanığın 13.10.2012 tarihinde kollukta alınan beyanında yalan tanıklık yaptığı iddia ve kabul edilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin beşinci fıkrası karşısında yeminli tanık dinleme yetkisi bulunmayan koluk tarafından düzenlenen bilgi alma tutanağındaki beyan nedeniyle yalan tanıklık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden, sanığın atılı suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 07.04.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.