KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/1596 E., 2025/1868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/562 E., 2016/181 K.
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/562 Esas, 2016/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-f, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlemediğine, yetersiz inceleme ile karar verildiğine, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, suçun unsurlarının gerçekleşmediğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, mağdur ile kızı arasındaki arkadaşlık ilişkisine karşı çıktığı, olay günü bisiklet sürmekte olan mağduru görmesi üzerine onu zorla araca bindirdiği, tanık M.'a ait iş yerine götürerek burada sopa ve yumrukla darp ettiği, ardından kızıyla görüşmemesi yönünde tehdit ederek serbest bıraktığı iddiasına ilişkin olarak;
1.Kırklareli Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 17.08.2015 tarihli rapora göre, meydana gelen olayda neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hâlinin bulunmadığı, yaralama eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 109/2. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli haline cebir unsuru olarak vücut vereceği, sanık hakkında yaralama suçundan ayrıca hüküm kurulamayacağı anlaşılmış ise de, atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve ilgili karara yönelik yapılan itirazın da mercince reddedildiği nazara alındığında, bu hususun kanun yararına bozma yoluna konu edilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanığın atılı suçu silahtan sayılan sopa ile gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, eylemini silahla ve çocuğa karşı işleyen sanık hakkında temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61. maddeleri gereğince aynı Kanun'un 109/3-a-f maddesindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği nazara alınarak, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının, eleştiri dışında, doğru biçimde belirlendiği,
yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, mevcut deliller karşısında mahkumiyet kararının doğru olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/1596, K. 2025/1868, 10 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama