KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/1816 E., 2024/7529 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/337 E., 2022/108 K.
- Suç
- 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
- Karar
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 25 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 31.03.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/18878 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2023 tarihli ve KYB-2023/53960 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve KYB-2023/53960 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "adli para cezası başlıklı" 52. maddesinde yer alan "(1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
(4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz.
Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir." şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece gün adli para cezasına hükmedilmesi sonrası infaza elverişli olacak şekilde her bir gün karşılığı para cezası miktarı belirtilmeyerek hükmün eksik kurulmasında isabet görülmemiştir. "
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci ve ikinci fıkralarında yer alan; "(1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olamamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan Mahkemece hapis cezasının yanında neticeten belirlenen 25 gün adlî para cezasının bir gün karşılığı olarak takdir edilecek miktar ile çarpılması suretiyle adlî para cezasına çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Erciş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/337 Esas, 2022/108 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/1816, K. 2024/7529, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama