İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/2090 K.2024/4932

Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2015 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle…

Esas2023/2090Karar2024/4932Tarih6 Haziran 2024Okuma5 dk · 1.026 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2023/2090 E., 2024/4932 K.·İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma

Karar tarihi
6 Haziran 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2015/192 E., 2017/453 K.
Suç
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Karar
Mahkûmiyet
Yoluna başvuran
Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.026 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2015 tarihli kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2017 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 17.10.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/4860 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57304 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57304 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre; benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14.06.2016 tarihli ve 2015/2401 Esas, 2016/5531 Karar sayılı ilamında "....Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun oluşması için kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir.

Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır..." şeklinde belirtildiği üzere,

Sanığın 08.11.2014 tarihinde kolluk görevlilerince yapılan kontroller sırasında bir şahsa uyuşturucu madde sattığının tespit edilmesi üzerine yakalandığı, üzerinden kimlik belgesi çıkmadığı ve kendisini ... olarak tanıtıp onun kimlik bilgilerini verdiği ve olay yerinde tanzim edilen tutanaklarda bu ismin yer aldığı, ancak sanık tarafından tutanağın imzalanmadığı,

karakola götürülüp parmak izi alınacağı sırada gerçek kimlik bilgilerini verdiği ve ifadesinin gerçek kimlik bilgileriyle alındığının anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 267/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanmak suçunun oluşmayacağı, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesi kapsamında idarî para cezası yaptırımını gerektiren kabahât olarak nitelendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,

2. Sanık hakkında şüphelisi olarak yakalandığı uyuşturucu madde veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise akıbeti araştırıldıktan sonra, dosyanın aslı yada onaylı örneğinin getirtilmesini müteakip sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik araştırmayla karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. Kanun yararına bozma istemine konu olayda, 09.11.2014 tarihli kolluk tutanağı ile uyuşturucu madde satışı yapan şahıslara yönelik kolluk görevlilerince yapılan uygulama sırasında yakalanan hükümlünün, bir şahsa uyuşturucu madde satışı yaptığına ilişkin hakkında soruşturma işlemlerine başlanılacağı sırada kimliğinin olmadığını belirterek kendisini kardeşinin kimlik bilgileri ile ... olarak tanıttığı, kolluk tutanağı, genel adli muayene raporu ve şüpheli ifadesinin ... adıyla düzenlendiği, hükümlünün kimlik tespiti için Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Grup Amirliğine götürüleceği sırada gerçek kimliğinin açıkladığı,

annesinin ifadesi ve parmak izi inceleme raporu ile hükümlünün gerçek kimliğinin ortaya çıktığı ve savunmasında kesinleşmiş mahkumiyetinin olması nedeniyle ağabeyine ait kimlik bilgilerini verdiği ancak sonra pişman olması nedeniyle gerçek kimliğini açıkladığını ifade ettiği belirlenmiştir.

2. 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir.

Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.

3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.02.2023 tarihli ve 2021/8-257 Esas, 2023/82 Karar sayılı kararında, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin gerekçesinde başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun iftira suçunun özel bir işleniş biçimi olduğunun belirtilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, kanun koyucunun bahse konu suçu düzenlemesindeki gerçek amacının gerek işlenmiş gerekse işlendiğinden şüphelenilen bir suçun soruşturulması ve kovuşturulmasına yönelik işlemleri gerçekleştiren görevlilere kimlik veya kimlik bilgisi olarak gerçeğe aykırı bilgi verilmesinin önlemesi olduğu,

kendisi hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla mağdurun kimlik bilgilerini verip onun hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasına neden olan sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Kanun yararına bozma istemine konu olayda, hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan soruşturma başlatılacağı sırada hükümlünün kardeşine ait kimlik bilgilerini kullandıktan sonra gerçek kimlik bilgilerini açıkladığı, buna göre hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçuna uyduğunun anlaşılması karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Ancak;

Hükümlünün verdiği kimlik bilgilerine göre bir kısım tutanakların ve adli raporun mağdurun kimlik bilgileri ile düzenlenmesinden sonra gerçek kimlik bilgilerini açıkladığının anlaşılması karşısında, mağdur hakkında adli soruşturmanın başladığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 269 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,

Kabule göre de; Hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 1 yıl temel hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 269 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4/5 oranında indirim yapılırken hapis cezasının "2 ay 12 gün" yerine "2 ay 13 gün" olarak fazla ceza tayin edilmesine ilişkin kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2090, K. 2024/4932, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2090
Karar No
2024/4932
Tarih
6 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2090 K.2024/4873
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/2091 K.2024/5456
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2091 K.2024/4652
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2091 K.2024/4091
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2093 K.2024/4574
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/2096 K.2024/4992

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.