KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/2222 E., 2024/544 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/287 E., 2022/1904 K.
- Suç
- Hakkı olmayan yere tecavüz
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi ile sanığın beraati kararı
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sarıgöl Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2020 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır
2.Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 154/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 3000 TL ve doğrudan verilen 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 12.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a, 303/1-a. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c. maddesi uyarınce beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, dosya kapsamında pek çok ölçüm yapıldığına ölçümlerde sanığın katılana ait taşınmaza 60 metrekare tecavüz ettiğinin tespit edildiğine, sanığın yaptırmış olduğu ölçümün de tecavüzü gösterdiğine buna karşın mahkemece sanki sanığın yaptırdığı ölçüm farklıymış gibi sanığın kastının bulunmadığına delil kabul edilerek beraat kararı verilmesinde isabet bulunmadığına, sanığın yıllardır kullandığı taşınmazın sınırlarını bildiğine, buna rağmen bu sınırı aşarak tecavüz oluşturacak şekilde tel örgü çekip men kararına rağmen tecavüzünü devam ettirmesinin kastının yoğunluğunu gösterdiğine, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay sanığın kendisine ait 850 parsel sayılı taşınmaza tel örgü çekerken katılana ait 847 parsel sayılı taşınmazın 60 metrekaresine de tel örgü çekerek tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın Dindarlı Mahallesi Kömürcü Mevkiinde bulunan 850 parsel sayılı taşınmazının katılana ait 847 parsel sayılı taşınmazına sınır komşusu olduğu, sanığın katılana ait taşınmazın yargılamaya konu kısmını kendine ait olduğu gerekçesiyle tel örgü çekip kullandığı, sanığın 847 numaralı parseldeki arazinin 60 metre karelik kısmına direk dikmek ve tel çekmek suretiyle tecavüzde bulunduğunun tespitiyle 3091 sayılı Kanun gereğince men, kararı verildiği, mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda sanığın katılana ait taşınmazın 60 metrekarelik kısmına tecavüz ettiğinin belirlendiği anlaşıldığından sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın Dindarlı Mahallesi Kömürcü Mevkiinde bulunan 850 parsel sayılı taşınmazının katılana ait 847 parsel sayılı taşınmazına sınır komşusu olduğu, sınırın belirlenmesine ilişkin aralarında çıkan uyuşmazlık üzerine kontrol mühendisi ve teknikerlere ölçüm yaptırdığı,
uzman kişiler tarafından düzenlenip dosyaya sunulan 27.04.2020 tarihli aplikasyon krokisinde gösterildiği şekilde sınıra direk dikerek tel örgü çeken sanığın bunu teknik uzmanların ölçümleri doğrultusunda gerçekleştirdiğini, suç işleme kastının bulunmadığını savunması ve duruşmada keşiften önce dosyaya sunduğu ıslak imzalı aplikasyon krokisine göre 36.58 metre uzunluğundaki sınırın güney tarafından 2.42 metre, kuzey tarafından ise 1.75 metre kaydığına ilişkin tespitin savunmayla uyuşması karşısında teknik uzmanların yanıltması sonucu eylemini gerçekleştiren sanığın suç işleme kastının bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığa ait taşınmazla katılanın taşınmazının sınır olduğu kadimden beri kullanılan sınırlarının bulunduğu, sanığın 27.04.2020 tarihinde yaptırmış olduğu ölçüm sonrası taşınmazların sınırlarını yeniden düzenleyip tel çektiği, katılanın şikayetçi olduğu sanık hakkında iddianame düzenlenmeden önce kaymakamlık tarafından sanığın katılana ait taşınmaza tecavüz ettiği tespit edilip 3091 sayılı Kanun gereğince men kararı verildiği, kararın infazının da yapıldığı sanığın katılana ait taşınmaza tecavüz ettiğini öğrenmesine karşın tecavüzünü kaldırmadığı hususları hep birlikte gözetildiğinde katılana ait taşınmazı işgal eden sanığın mahkumiyetine karar verilmesi yerine suç kastı bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2222, K. 2024/544, 22 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama