İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/2383 K.2024/10006

Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/979 Esas, 2020/371 Karar sayılı kararı ile hükümlü ... hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan hükmolunan 5 ay hapis cezasına ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin 07.07.2020 tarihinde…

Esas2023/2383Karar2024/10006Tarih25 Aralık 2024Okuma6 dk · 1.270 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2023/2383 E., 2024/10006 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Aralık 2024
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2019/979 Esas, 2020/371 Karar
Suç
Hükümlü veya tutuklunun kaçması
Karar
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.270 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/979 Esas, 2020/371 Karar sayılı kararı ile hükümlü ... hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan hükmolunan 5 ay hapis cezasına ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin 07.07.2020 tarihinde kesinlemesinin ardından, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine hükümlü hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli ve 2019/979 Esas, 2020/371 Karar sayılı ek kararı ile hükümlü hakkında, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292/1,

62. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57940 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;

.”1-Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/11/2020 tarihli ve 2019/979 esas, 2020/371 sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde yer alan, "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki,

Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile,

Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,

Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, ancak kararın 25/06/2020 tarihinde verilerek 07/07/2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı kararının 19/08/2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği,

1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde ek karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

2-Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2019/979 esas, 2020/371 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli kararıyla, sanığın kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verildikten sonra süresinde teslim olmadığından bahisle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;

denetim yükümlülüğüne uymayan sanığın kapalı ceza infaz kurumuna iadesine dair Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin 31/12/2018 tarihli ve 2018/6320 esas, 2018/6342 sayılı kararında, söz konusu kararın kesinleşmesinden itibaren 2 gün içerisinde teslim olunmadığı takdirde firar suçundan soruşturma başlatılacağına yönelik hüküm kurulmasına karşın,

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A-8. maddesi gereğince infaz hakimlikleri tarafından verilen kapalı ceza infaz kurumuna iade kararlarının tebliğinden itibaren iki gün içerisinde teslim olunmaması durumunda 5237 sayılı Kanun'un 292. maddesinde düzenlenen hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun oluşacağının belirtilmesi nedeniyle;

hükümlünün teslim olması için kapalı ceza infaz kurumuna iade kararının kesinleşmesine yönelik yasal bir düzenleme bulunmadığı halde, Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin 25/06/2020 tarihli kararında hükümlünün kararın kesinleşmesinden itibaren teslim olması gerektiğine yönelik hüküm kurulduğu,

her ne kadar İnfaz Hakimliğinin kararındaki bu bölüm, 5275 sayılı yasanın 105/A-8. maddesindeki yasal mevzuat hükümlerine uygun değilse de, sanığa tebliğ edilen kararda " kesinleşmesinden itibaren" ibaresi bulunduğundan ve bu husus sanık açısından kazanılmış hak oluşturduğundan yasada belirtilen suçun oluşabilmesi için sanığa kararın kesinleşmiş olduğu hususunun tebliğinin gerektiği, zira sanığın İnfaz Hakimliğinin Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iadeye yönelik kararının kesinleşip kesinleşmediğini veya hangi tarihte kesinleştiğini ve iki günlük teslim süresinin hangi tarihte başlayacağını bilmesinin mümkün olmadığı,

bu açıklamalar ışığında Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin sanık hakkında vermiş olduğu Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iade kararının sanığa tebliğ edilmesine rağmen, dosyadaki bilgi ve belgelere göre kararın kesinleştiği hususunun sanığa tebliğ edildiğine ilişkin veriye rastlanılmadığından unsurları itibari ile oluşmayan müsnet suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. (1) nolu kanun yararına bozma istemi yönünden yapılan incelemede;

Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli kararıyla, hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verildikten sonra süresinde teslim olmadığından bahisle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;

denetim yükümlülüğüne uymayan hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesine dair Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin 31.12.2018 tarihli ve 2018/6320 Esas, 2018/6342 Karar sayılı kararında söz konusu kararın kesinleşmesinden itibaren 2 gün içerisinde teslim olunmadığı takdirde firar suçundan soruşturma başlatılacağına yönelik hüküm kurulmasına karşın,

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 105/A-8. maddesi gereğince infaz hakimlikleri tarafından verilen kapalı ceza infaz kurumuna iade kararlarının tebliğinden itibaren iki gün içerisinde teslim olunmaması durumunda 5237 sayılı Kanun'un 292. maddesinde düzenlenen hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun oluşacağının belirtilmesi nedeniyle;

hükümlünün teslim olması için kapalı ceza infaz kurumuna iade kararının kesinleşmesine yönelik yasal bir düzenleme bulunmadığı halde, Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin sözü edilen kararında hükümlünün kararın kesinleşmesinden itibaren teslim olması gerektiğine yönelik hüküm kurulduğu,

her ne kadar İnfaz Hakimliğinin kararındaki bu bölüm, 5275 sayılı Kanun'un 105/A-8. maddesindeki yasal mevzuat hükümlerine uygun değilse de, hükümlüye tebliğ edilen kararda "kesinleşmesinden itibaren" ibaresi eklenmek suretiyle hükümlünün yanıltıldığı ve bu durumda da yasada belirtilen suçun oluşabilmesi için sanığa kararın kesinleşmiş olduğu hususunun tebliğinin gerektiği, zira sanığın İnfaz Hakimliğinin Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iadeye yönelik kararının kesinleşip kesinleşmediğini veya hangi tarihte kesinleştiğini ve iki günlük teslim süresinin hangi tarihte başlayacağını bilmesinin mümkün olmadığı,

bu açıklamalar ışığında Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin hükümlü hakkında vermiş olduğu Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iade kararının sanığa tebliğ edilmesine rağmen, dosyadaki bilgi ve belgelere göre kararın kesinleştiği hususunun kendisine tebliğ edildiğine ilişkin veriye rastlanılmadığından unsurları itibari ile oluşmayan müsnet suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

A. (2) no.lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde

Hükümlünün üzerine atılı hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi ise de; hükümlünün mahkumiyetine ilişkin Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli kararın, Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal kararlarından önce verildiği ve kesinleştiği, 1982 Anayasa'sının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği ayrıca iptal kararlarının kovuşturma evresine geçilmiş ve hükme bağlanmış dosyalar ile sınırlı olarak verildiği,

kesinleşmiş dosyalar açısından uygulanamayacağı, anılan kararın kovuşturma evresinin iptal kararı yürürlüğe girmeden önce sona erdiği, hükme bağlandığı ve kesinleştiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı ise de (A) bendinde belirtilen bozma nedenine göre bu husus inceleme dışında bırakılmıştır.

III. KARAR

A. (1) numaralı istem yönünden,

Gerekçe bölümün (A) bendinde belirtilen bozma nedenine göre; kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

A. (2) no.lu istem yönünden,

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

SONUÇ / HÜKÜM

2. Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2019/979 Esas, 2020/371 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA, infaz edilmemesine, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2383, K. 2024/10006, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. A. (2) no.lu kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde
  6. III. Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2383
Karar No
2024/10006
Tarih
25 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/2545 K.2024/10854
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2563 K.2024/6765
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/2733 K.2024/15931
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2745 K.2024/4889
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2753 K.2024/4886
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2784 K.2024/6590

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.