KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/2845 E., 2024/1338 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/611 E., 2023/880 K.
- Suç
- 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçtan dolayı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Aydın 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçtan dolayı 5 ay hapis cezası ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Aydın 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli kararının, sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 24.02.2022 tarihli kararı ile Mahkemece basit yargılama usulü uygulamasının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine, sanığın seri muhakeme usulü uygulanmasını kabul etmemesi üzerine basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle Aydın 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçtan dolayı 3 ay 22 gün hapis cezası ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Sanık tarafından verilen karara itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda Aydın 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçtan dolayı 5 ay hapis cezası ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; müdafii edinme hakkının ihlal edilerek savunma hakkının kısıtlandığına, psikiyatrik teşhislerinin de dikkate alınarak SEGBİS ortamında alınan beyanına itibar edilmemesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın motosikleti ile seyir halindeyken kolluk görevlileri tarafından yapılan kontrollerde durdurulduğu, sanığın kimlik sorgusu için yanına giden kolluk görevlilerinin kaba üst araması yaptıkları sırada sanığın üzerinden sap uzunluğu 11,5 cm, namlu uzunluğu 6,5 cm olan siyah renkli metal saplı bıçağın ele geçirildiği, alınan uzmanlık raporunda bıçağın 6136 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde yasak olarak nitelendirilen bıçaklardan olduğu, vahamet arz etmediğinin belirlendiği, bu şekilde sanığın 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Dava dosyası içeriği, sanığın savunmaları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, uzmanlık raporu, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin Mahkeme kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla sanığın temyiz sebebi reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın alınan savunmalarında müdafii istemediği hususunun duruşma tutanaklarına geçirildiği anlaşıldığından, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin temyiz sebebi ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2845, K. 2024/1338, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama