Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2023/2872 E. , 2023/9150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1281 E., 2023/456 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ce
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2023/2872 E. , 2023/9150 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1281 E., 2023/456 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2018 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu madde birinci fıkra, 109 uncu madde üçüncü fıkra (b) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açılmıştır. 2. Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2018 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu madde ikinci fıkra, 109 uncu madde üçüncü fıkra (b) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 06.07.2020 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiinin ve katılan ... Politikalar Bakanlığı vekililinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinde yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu madde ikinci fıkra, 109 uncu madde üçüncü fıkra (b) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 25. Ceza Dairesi 06.07.2020 tarihli kararının sanıklar müdafii katılan ... vekili ve katılan ... Politikalar Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/781 Esas, 2022/6838 Karar sayılı kararı ile özetle "…sanıkların eylemi cinsel amaçla gerçekleştirdikleri anlaşılmakla haklarında verilen cezalarda 5237 sayılı Kanun'un 109/5. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi..." nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 13.03.2023 tarihli kararı ile sanıklar hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu madde ikinci fıkra, 109 uncu madde üçüncü fıkra (b) bendi, 109 uncu madde beşinci fıkra, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar ..., ... ve ... müdafinin temyiz istemi sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi olay günü katılanın isteğiyle arkadaşı olan sanık ...'nin buluştuğu, katılanın araca bindirildiği yerin şehir merkezine uzak ve kimsenin bağırsa bile duyamayacağı bir yer olmasına karşın cinsel amaçla kaçırılan birinin şehir merkezine doğru kaçırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, eylemin cinsel amaçlı gerçekleştirildiğinin dayanağı olarak, mağdurenin dayısının tanık olarak verdiği beyan olduğuna sanığın olaydan önceki bir tarihte, katılanın dayısının bulunduğu ortamda, dayının iddia ettiği sözleri sarf etmiş olması, dayının bu eğer bu olay yaşanmış ise yeğeni mağdureyi bu konuda uyarmamış ve adı geçen sanıklarla görüşmemesini telkin etmiş olmamasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanık ...'ın, mağdurenin dayısı yanında yeğenine karşı, gerçekleştireceği eylemi söylemiş olmasının da dayının bu durumu yeğenine veya yeğeninin annesine aktarıp bu kişilerle görüşmelerine kısıtlama getirilmemiş olması hayatın olağan akışına aykırı olduğuna tanık dayının beyanlarının katılanın iddialarını güçlendirmek ispatına katkı sunmak amacı ile kurgulanmış bir delil olduğuna, dosya kapsamında sanığın cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak somut kesin delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Katılan ... Politikalara Bakanlığı vekilinin temyiz istemi cezaların caydırıcı olabilmesi için üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve lehlerine avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ... ile katılan ...'in arkadaş oldukları, sanık ...'in ağabeyi olan diğer sanık ...'nun olaydan bir süre önce katılanla tanışmak istediği, katılanında kabul etmediği, olay günü saat 18:00 sıralarında sanık ...' ...'nin katılanın evine gittiği gezmek için birlikte dışarıya çıkıp bir süre gezdikleri, bir saat kadar sonra siyah bir araç ile sanıklar ... ve ...'nun, sanık ...'nin yanına geldikleri, sanık ...'nun araçtan inerek katılana araca binmesini söylediği, katılanın araca binmek istemediğini belirtmesi üzerine sanıklar ... ve ...'ın katılanı kollarından tutup zorla araca bindirmeye çalıştıkları, katılanın direnip çığlık atmasına rağmen sanıklar ... ile ...'ın araca doğru iterek katılanın ağzını kapatmak suretiyle zorla araca bindirdikleri, aracın sanık ... tarafından kullanıldığı, araç içerisinde katılanın mukavemetini engellemeye yönelik cebir gösterdikleri, sanıkların araçlarının D100 karayolu üzerinde emniyet mensuplarınca durdurulduğu katılanın hızla araçdan inip polis aracına sığındığı iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Sanıklar ... ... ile ...'nun kardeş oldukları, diğer sanık ...'nun ise ... ve ...'ın kuzeni olduğu, sanık ...'nun Sakarya ilinde yaşadığı, olay tarihinde İstanbul'a aracı ile geldiği, katılanla sanık ... ...'nun arkadaş oldukları, olay günü ... ile ...'in gezmek için dışarı çıktıkları, ... ... Fabrikası önüne geldikleri esnada sanıklar ... ve ...'ın, ...'ın kullandığı araçla birlikte katılan ...'in yanına yaklaştıkları, ...'ın ...'den araca binmesini istediği, ...'nin bunu kabul etmemesi üzerine ... ve ...'in ...'nin kollarından tutarak zorla araca bindirdikleri, ...'nin sanıklara direnip sanıklardan kurtulmaya çalıştığı ancak sanıkların ...'yi darp ederek araçtan inmesini engelledikleri, Beylikdüzü/İstanbul istikametine doğru araç ile gittikleri esnada İstanbul Emniyet Müdürlüğü Haber Merkezi'ne adam kaçırma olayının ihbar edilmesi üzerine polis ekiplerinin sanıkların bulunduğu aracı takip etmeye başladıkları, polis ekiplerinin aracın durması için siren çalarak anonsta bulundukları ancak sanıkların durmadıkları, polis ekiplerinin sanıkların bulunduğu aracın durmayacağını anlamaları üzerine sanıkların bulunduğu aracın ön kısmına çarpmak sureti ile aracı yol üzerinde durdurdukları, aracın durması üzerine katılanın araç içerisinde kaçarak polis ekip aracına sığındığı, olay tarihinden önce sanık ...'nun tanıklar ... ve ... ile birlikte oldukları esnada katılanın fotoğrafını tanıklara göstererek ...'yi kaldıracağını söylediği, hususları hep birlikte gözetildiğinde, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde cebir, tehdit ve hile ile cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri anlaşılmakla bölge adliye mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 13.03.2023 tarihli kararında sanıklar müdafii ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.